Sendikalar, yaşam koşullarının her geçen gün kötüleştiğini ve “ayın sonunun artık gelmediğini” söylüyor.
İtalya Genel İş Konfederasyonu’nun (CGIL) Genel Sekreteri Maurizio Landini, Floransa’daki yürüyüşte yaptığı konuşmada, “Çalışanlar, emekliler, öğrenciler ve ay sonunu getirmekte zorlanan herkes, bütçe yasasında kendi ihtiyaçlarına yanıt bulamıyor” dedi.
“Tek planlanan kamu harcaması yeniden silahlanma”
Landini, hükümetin önceliklerini sert sözlerle eleştirerek, “Ülkemizin planladığı tek kamu harcaması yeniden silahlanma” ifadesini kullandı. Silahlanma harcamalarının artırılmasını “akıl dışı bir mantık” olarak niteleyen sendika lideri, düşük ücretler, azalan alım gücü ve geçim sıkıntısı yaşanırken savunma harcamalarının öncelik haline getirilmesini eleştirdi.
İtalyan hükümeti ise grevi küçümseyerek, sendikaları çalışanlara cumartesi ve pazarla birleşen fazladan bir tatil günü kazandırmaya çalışmakla suçladı. Başbakan Meloni de grev ilan edildiğinde sosyal medyada alaycı bir paylaşım yaparak, “12 Aralık haftanın hangi gününe denk geliyor?” ifadesini kullandı.
Ulaşım ve okullarda aksamalar
Sendikalar, hükümetin bu eleştirilerle asıl sorunlardan dikkati başka yöne çekmeye çalıştığını savundu. Grev, Milano ve Napoli’de toplu taşımayı kısmen durdurdu, bazı bölgelerde okullar kapandı ve demiryolu seferleri iptal edildi. Roma’da ise temel hizmetlerin büyük ölçüde normal seyrettiği bildirildi.
Başkent Roma’da düzenlenen bir diğer yürüyüşte binin üzerinde kişi, hükümetin kamu kaynaklarını “yanlış yönde kullandığını” protesto ederek, Fori Imperiali’ye kadar yürüdü. CGIL üyesi sendikacı María Mora, hükümetin izlediği politikaların yanlış olduğunu belirtti.
Vergi adaleti ve iş güvenliği tepkisi
Mora, vergi kaçakçılığına karşı yapısal önlemlerin alınmamasını eleştirirken, işçiler ve emekliler üzerindeki vergi yükünün artırılmasına karşı çıktı. Büyük servetlerin ve olağanüstü kâr elde eden şirketlerin yeterince vergilendirilmediğini vurguladı.
Roma’daki gösteri, kasım ayı başında bir ortaçağ yapısında meydana gelen kısmi çökme sonucu hayatını kaybeden bir işçinin anıldığı Torre dei Conti’de sona erdi. Bu olay, İtalya’da iş güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirmişti.
Katılım oranı tartışmalı
CGIL, ülke genelinde düzenlenen yaklaşık 50 gösteriye 500 binden fazla kişinin katıldığını ve grevin yüzde 68 oranında destek gördüğünü açıkladı.
Ancak hükümetin paylaştığı sektör bazlı veriler bu rakamlarla örtüşmedi. Buna göre, kamu çalışanlarında grev katılımı yüzde 8,2, eğitim sektöründe ise yüzde 3,86 olarak açıklandı. Eğitim Bakanlığı, bu oranın son üç yılın en düşük seviyelerinden biri olduğunu bildirdi.
Kamu Yönetimi Bakanı Paolo Zangrillo, grevi “çalışanların talepleriymiş gibi sunulan dar siyasi çıkarların bir başarısızlığı” olarak nitelendirdi.
Grevde öne çıkan talepler
Grev çağrısı yapan sendikalar, Meloni hükümetinin bütçe yasasının:
Ulusal toplu sözleşmenin değerini yeterince korumadığını,
Özel sektörde de insana yakışır ücret artışları sağlamadığını,
“Sahte sözleşmelere” ve ücret dampingine karşı önlem almadığını savunuyor.
Sendikalar ayrıca:
Savunma harcamalarının artırılmasına karşı çıkılmasını,
Sağlık, eğitim, kamu hizmetleri ve sanayi politikalarına yatırım yapılmasını,
Emeklilik yaşının yükseltilmemesini,
Gerçek ve adil bir vergi reformu gerçekleştirilmesini,
Bilgi ve eğitim sektörlerinde güvencesizliğin azaltılmasını,
Ek ücretler için daha fazla kaynak ayrılarak mesleki niteliklerin ve sorumluluğun tanınmasını talep ediyor.
Bu grev, İtalya’da son üç ay içinde düzenlenen ikinci genel grev oldu. Bir önceki grev eylül ayı sonunda, Gazze’deki savaşa tepki ve insani yardıma destek amacıyla gerçekleştirilmişti.
Yetkililere göre, yıl başından bu yana ülkede ulaşım, sağlık ve eğitim başta olmak üzere çeşitli sektörlerde toplam 1.471 grev ilan edildi.
Yorumlar kapalı.