ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi (ESN), “America First” yaklaşımını resmen kalıcı hale getirirken, Avrupa’da ciddi endişelere yol açtı. Strateji belgesi; geleneksel ittifaklar yerine “işlevsel ve koşullu ilişkileri” öne çıkarıyor, uluslararası düzeni ise “medeniyetler arası rekabet” olarak tanımlıyor.
Avrupa’nın en büyük sendikal örgütlerinden CCOO, bu yaklaşımın transatlantik mutabakatın fiilen sona erdiğini gösterdiğini ve Avrupa Birliği’nin siyasi özerkliği ile çalışanların haklarını doğrudan tehdit ettiğini açıkladı.
“Çok taraflılık terk ediliyor”
CCOO’nun değerlendirmesine göre ESN 2025, çok taraflılık ve uluslararası dayanışma yerine dışlayıcı bir milliyetçiliği merkezine alıyor. Bu yönüyle belge, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan transatlantik düzenin temel ilkeleriyle açık bir kopuş anlamına geliyor.
Korumacılık alarmı: 1 milyon istihdam risk altında
Stratejinin en dikkat çekici başlıklarından biri, gümrük tarifeleri ve ekonomik korumacılık yoluyla ABD’de içe dönük yeniden sanayileşmenin hedeflenmesi oldu. CCOO’ya göre bu politika, küresel tedarik zincirlerini ciddi biçimde zora sokacak.
Sendikaya göre, bu sertleşmenin etkisiyle otomotiv, yenilenebilir enerji ve teknoloji gibi kritik sektörlerde AB genelinde 1 milyona kadar istihdam kaybı yaşanabilir. Bu durumun, iş güvencesizliğini ve sosyal kırılganlığı artıracağı uyarısı yapıldı.
“Aşırı sağa ideolojik destek” iddiası
CCOO, belgede Avrupa’nın “kurumsal savrulma” ve “köklerinden kopuk kozmopolitizm” ile suçlanmasını sert bir dille eleştirdi. Stratejide “sözde vatansever partilere” verilen açık desteğin, fiilen aşırı sağ hareketleri meşrulaştırdığı savunuldu.
Bu yaklaşımın, AB’nin iç bütünlüğünü zedelediği, göç karşıtı ve sendika karşıtı politikaları teşvik ettiği ifade edildi.
Göç “medeniyet riski” olarak tanımlanıyor
ESN 2025’te göçün, Avrupa için bir “medeniyet riski” ve zayıflık unsuru olarak ele alınması da eleştirilerin hedefinde. CCOO, bu söylemin aşırı sağın söylemini güçlendirdiğini, göçün ise aslında Avrupa’nın yaşlanan nüfusuna karşı yapısal bir yanıt olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Ukrayna ve güvenlik: “Avrupa dışlanıyor”
Belgede, Avrupa’nın savunma harcamalarının düşüklüğü gerekçesiyle bir “yük” gibi sunulması, transatlantik bağın kopuşunun bir başka göstergesi olarak yorumlandı. CCOO ayrıca, Rusya tehdidinin küçümsendiğini, Ukrayna’nın ise ikincil bir meseleye indirgendğini savundu.
Özellikle Avrupa’nın söz sahibi olmadığı bir “hızlı ateşkes” yaklaşımının, Ukrayna’nın egemenliğini zayıflatacağı ve kıta için varoluşsal güvenlik riskleri yaratacağı uyarısı yapıldı.
Akdeniz ve Afrika’da boşluk uyarısı
ABD’nin Akdeniz ve Afrika’dan geri çekilmesi, CCOO’ya göre Rusya ve Çin’in doldurmaya çalıştığı yeni jeopolitik boşluklar yaratıyor. Bu durumun, istikrarsızlığı artıracağı ve İspanya başta olmak üzere güney Avrupa ülkeleri üzerindeki göç baskısını artıracağı belirtiliyor.
“Avrupa için alarm zili”
CCOO, ESN 2025’i Avrupa için açık bir uyarı olarak nitelendiriyor. Sendikaya göre Avrupa, ya siyasi ve toplumsal olarak güçlenecek, ya da şekillenmekte olan yeni küresel düzende egemenliğini ve sosyal modelini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak.
Yorumlar kapalı.