Bu lenslerin amacı, ruh halini etkileyen beyin devrelerini uyarmak. Ancak teknoloji henüz çok erken aşamada. Deneyler şu ana kadar insanlar üzerinde değil, yalnızca laboratuvar fareleri üzerinde yapıldı.
Akıllı lensler nasıl çalışıyor?
Araştırmanın temelinde göz ile beyin arasındaki güçlü bağlantı yer alıyor. Retina, ışığı elektriksel sinyallere dönüştürüyor ve bu sinyaller optik sinir aracılığıyla beyne iletiliyor.
Bilim insanları da bu doğal bağlantıdan yararlanarak, küçük elektrotlarla donatılmış akıllı lensler geliştirdi. Bu lensler, retina üzerinden düşük seviyeli elektrik sinyalleri gönderiyor.
Çalışmada kullanılan yöntem “zamansal girişim” olarak biliniyor. Bu teknikte, birbirinden çok az farklı iki elektrik frekansı kullanılıyor. Sinyallerin kesiştiği noktada uyarım daha güçlü hale geliyor.
Araştırmacılar bu sistemi, iki zayıf ışık huzmesinin birleştiği yerde daha parlak bir alan oluşmasına benzetiyor.
Farelerde olumlu sonuç verdi
Deneylerde, stres hormonu verilerek depresyon benzeri davranışlar göstermesi sağlanan fareler kullanıldı. Akıllı lenslerin uygulanmasının ardından bu davranışlarda iyileşme gözlendi.
Ancak bilim insanları, farelerde görülen bu etkinin insanlardaki depresyonu doğrudan açıklamak için yeterli olmadığını vurguluyor. Çünkü depresyon, yalnızca biyolojik değil; psikolojik, çevresel ve sosyal yönleri de olan karmaşık bir hastalık.
İnsanlarda kullanılması için henüz erken
Araştırmanın en önemli sınırlamalarından biri, deneylerde kullanılan farelerin görme hücrelerinde hasar bulunması. Bu tercih, normal görsel aktivitenin elektrik sinyallerini bozmasını engellemek için yapıldı.
Bu da şu anki haliyle yöntemin sağlıklı retinaya sahip hayvanlar ya da insanlar için doğrudan uygulanabilir olmadığını gösteriyor.
İnsanlarda kullanım için başka zorluklar da var. İnsan gözü, odaklanma sırasında lens şeklini değiştiriyor. Bu hareket, kornea üzerine yerleştirilecek bir akıllı lensin gönderdiği elektrik sinyallerini etkileyebilir.
Güvenlik ve maliyet soruları var
Akıllı lenslerin depresyon tedavisinde kullanılabilmesi için üretim maliyeti, hijyen, göz sağlığı ve veri güvenliği gibi birçok sorunun çözülmesi gerekiyor.
Özellikle göze yerleştirilecek bir cihazın uzun süreli kullanımı, tahriş, enfeksiyon ve görme güvenliği açısından ayrıntılı testler gerektiriyor. Ayrıca bu tür cihazların tıbbi veri toplayıp toplamayacağı ve bu verilerin nasıl korunacağı da önemli bir tartışma konusu.
Umut verici ama deneysel bir adım
Bilim insanlarına göre bu çalışma, depresyon gibi beyinle ilişkili hastalıklarda göz üzerinden sinirsel uyarım yapılabileceğini göstermesi bakımından önemli.
Ancak bu teknoloji henüz bir tedavi yöntemi değil. İnsanlarda denenmeden, güvenliği ve etkinliği kanıtlanmadan depresyon tedavisinde kullanılması mümkün görünmüyor.
Yine de araştırma, gelecekte daha az invaziv, yani vücuda daha az müdahale eden nöroteknoloji yöntemlerinin geliştirilebileceğine işaret ediyor.
Yorumlar kapalı.