AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Çelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Bu toplantının girişinde Cumhurbaşkanımız MYK’mızın bu bahis sanal kumar gibi toplumumuzu çürütmeye çalışan teşebbüslere dönük olarak MYK’mızın bunları takip etmesini beyan etti.
Sanal bahis pandemiye dönüştü. Tabi ki bununla ilgili olarak bir eylem planımız var. En güçlü şekilde mücadele edeceğiz. Özellikle sanal kumar ve bahis gibi meselelerde tavizsiz davranılması gerektiğinin altını çiziyoruz.
Bir eylem planı çıkmıştı; ancak bundan sonraki süreçte bunun daha yoğun, daha sıkı bir şekilde takibiyle ilgili olarak partideki ilgili birimlerimiz, MYK’mız ve tüm mekanizmalarımız üzerine düşeni yapacaktır.
Bu, toplumumuza dönük bir yozlaşma ve çürüme yayma girişimidir. Milli güvenlik problemi desek yeridir. Aynı zamanda bir ahlak problemidir. Toplumsal güvenlik, toplumun geleceği ve gelecek nesiller açısından da son derece önemli bir meseledir.
SURİYE DEVRİMİNİN 1. YILI
Cumhurbaşkanımız bugün yaptığı konuşmada pek çok kişinin ölümden sığınmış kardeşlerimizi Esed Rejiminin sözde bir takım açıklamalarına referans vererek oraya göndermeye çalışmasının karşısında durdu. 14 – 28 Mayıs seçimleri söz konusu iken Cumhurbaşkanımızın karşısındaki aday buradaki misafirlerimizin gönderilmesiyle ilgili kampanya yapıyordu. Fakat Cumhurbaşkanımızın o zaman ahlaki tutumunu hiç bırakmadı.
Suriye 3 tane tehditle karşı karşıya bırakılıyor kendi içerisinde.
Bir tanesi Esad artığı bir takım unsurların Lazkiye bölgesinde mevcut Suriye yönetimine karşı bir takım kalkışma planlaması.
İkincisi şunu söylemek isterim Lazkiye bölgesinde biz Alevilerin Şiilerin hakkını savunmak üzere terör eylemi yapanları kast ediyorum hiçbir şekilde Suriye’deki Alevi kardeşlerimizle Şii kardeşlerimizle bir ilgisi yok. Bunlar Esad’ın katliamcı rejimini bir şekilde diriltmek isteyen unsurlar. Bu Şebbiha unsurlarıyla Alevi Şii kardeşlerimizi birbirine karıştırmak çok vahim bir hata olur.
Gerçekten Alevi kardeşlerimize, Şii kardeşlerimize, Nusayri kardeşlerimize dönük olarak yanlış yaklaşım olursa biz bunun karşısında oluruz.
İkinci tehdit güneyde hiçbir şekilde Dürzi kardeşlerimizi temsil etmeyen Siyonist yanlısı bir kanaat önderi var.
Üçüncü tehdit SDG terör örgütünün ortaya koyduğu faaliyetler. Yaptığı işi Kürtlerin kazanımı olarak sunması tıpkı Lazkiye’deki güneydeki Dürzi Bölgesi’ndeki gibi yanlıştır.
Terör örgütü silah bırakıp Şam’a entegre olmalı. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge dediğimizde tablo açıktır. 10 Mart anlaşması uygulanmalıdır. Irak’ın tamamında terör örgütünün tasfiyesinin tamamlanması için Irak’ın tamamında silah bırakması gerektiği gibi, aynı şekilde Suriye’de de SDG terör örgütünün varlığının sona ermesi gerekir.
Yorumlar kapalı.