Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve Rusya ile Ukrayna arasında bu yönde doğrudan temasların yeniden başlatılması konularını ele aldı. Şubat 2022’de başlayan savaş, Karadeniz’i uluslararası ticaretin yürütüldüğü bir denizden aynı zamanda füze, mayın ve insansız araç tehdidinin bulunduğu bir çatışma alanına dönüştürdü. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan tahıl koridorunun Temmuz 2023’te sona ermesiyle deniz ticaretindeki güvenlik sorunu daha da büyüdü. Son dönemde Türk sahipli ticaret gemilerinin saldırılara uğraması ise savaşın Türkiye açısından doğrudan ekonomik ve güvenlik sonuçları yarattığını gösterdi.
MAYINLARDAN İNSANSIZ DENİZ ARAÇLARINA
Karadeniz’deki ilk büyük tehlike, savaşın başlangıcında denize döşenen ve akıntılarla sürekli yer değiştiren mayınlar oldu. Ancak zamanla tehditlerin niteliği değişti. İnsansız deniz araçları, kamikaze İHA’lar ve uzun menzilli füzeler yalnız askeri hedefleri değil, limanları ve ticaret gemilerini de tehdit etmeye başladı. Türkiye Milli Savunma Bakanlığının Mart 2026 verilerine göre Karadeniz’de 275 şüpheli cisim tespit edildi; bunlardan 10 mayın, 8 kamikaze İHA ve 11 insansız deniz aracı imha edildi. Avrupa Birliği de gemilerin konum belirleme sistemlerine elektronik müdahaleleri ve denizaltı enerji hatları ile iletişim kablolarına yönelik saldırı ihtimalini başlıca güvenlik sorunları arasında değerlendiriyor.
TÜRK GEMİLERİ DE HEDEF OLUYOR
Türkiye açısından en önemli tehlikelerden biri, Karadeniz’deki ticari deniz taşımacılığının doğrudan saldırıların hedefi haline gelmesi. Haziran 2026’da Ukrayna’nın Çornomorsk Limanı açıklarında Türk sahipli bir gemiye düzenlenen saldırıda iki Türk vatandaşı yaralandı. Ağustos ayında ise Novorossiysk’ten ayrılan Türk sahipli Yaşar ve Nadezhda gemileri hedef alındı. Ekim başında Bulgaristan açıklarında bir geminin insansız araç saldırısının ardından batması, tehlikenin savaşın yoğunlaştığı Ukrayna ve Rusya kıyılarının dışına da yayıldığını gösterdi. Bu saldırılar gemi mürettebatının güvenliğinin yanı sıra enerji taşımacılığı, tahıl sevkiyatı ve Türk limanlarına yönelik ticaret açısından da risk oluşturuyor.
ÜÇ ÜLKEDEN ORTAK DENİZ GÜCÜ
Türkiye, Romanya ve Bulgaristan, Karadeniz’deki mayın tehdidine karşı Ocak 2024’te Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubunu kurdu. Üç ülkenin savaş gemileri ortak mayın arama ve temizleme faaliyetleri yürütürken Temmuz 2026’da görev kapsamı denizaltındaki kritik altyapının korunmasını da içerecek şekilde genişletildi. Türkiye ayrıca Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin savaş gemilerinin geçişine ilişkin hükümlerini uygulamayı sürdürüyor. Ankara’nın Karadeniz merkezli diplomatik girişimleri ise Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan temasların yeniden kurulmasına, ticaret gemilerinin ve enerji altyapısının saldırılardan korunmasına odaklanıyor.
Yorumlar kapalı.