1. Haberler
  2. Dünya
  3. Star Wars değil Rusya Ukrayna savaşı! Yanı başımızda görülmemiş teknolojik bir savaş var!

Star Wars değil Rusya Ukrayna savaşı! Yanı başımızda görülmemiş teknolojik bir savaş var!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ukrayna savaşının büyük bölümünde dronlar; zırhlı araçları imha etmek, topçu ateşini yönlendirmek ya da düşman hareketlerini izlemek için kullanılan destek silahları olarak görülüyordu. Ancak bu dönem hızla geride kalıyor.

Şimdi çok daha rahatsız edici bir şey ortaya çıkıyor: Milyonlarca üretilen ucuz dronlar, özel olarak tek tek askerleri takip edip öldürmek üzere tasarlanıyor.

Forbes’ta aktarıldığına göre Rus askeri kanalları, termal görüş, tanıma sistemleri ve insan bedenine doğrudan uzaktan patlayıcı mermi ateşleyebilen mühimmatlarla donatılmış Ukrayna FPV dronları konusunda uyarılarda bulunuyor. En çok korku yaratan ayrıntı, silahın kendisinden çok bu dronların ölümcüllüğü en üst düzeye çıkarmak için nereye saldıracaklarını öğreniyor olma ihtimali.

Belirli kişileri “avlayan” küçük otonom cihazlar fikri artık teknolojik distopyalara ya da YouTube’daki viral videolara ait değil; cephedeki rutinin bir parçası haline gelmeye başlıyor.

Devasa bir hava av sahası

Bu devrimin en derin sonucu, cephenin çok geniş bölümlerinin “ölüm bölgelerine” dönüşmesi. Yani herhangi bir insan hareketinin dakikalar içinde havadan tespit edilip yok edilebildiği koridorlar oluşuyor.

Ukrayna bu modeli özellikle Kostyantynivka ve Chasiv Yar gibi şehirlerin çevresinde geliştirdi. Buralarda küçük Rus birlikleri, savunma hatlarına yaklaşmadan çok önce tespit edilebiliyor.

Sonuç, Rusya’nın klasik savaş doktrinleri açısından yıkıcı oldu. Büyük zırhlı konvoylar ve mekanize saldırılar artık fazla görünür ve savunmasız hale geldi.

Buna karşılık Moskova, kendi “dron koridorlarını” oluşturmaya çalışıyor. Küçük operatör ekiplerini bodrumlara, yıkılmış binalara ya da ağaçlık hatlara sızdırarak yerel ve geçici hava hâkimiyeti alanları kurmaya çalışıyor.

Başka bir ifadeyle savaş artık yalnızca toprağı kontrol etmekten ibaret değil. Her askerin başının birkaç metre üzerindeki gökyüzünü kontrol etmek de savaşın belirleyici unsuru haline geldi.

Asıl teknolojik sıçrama

Bu yeni sistemlerde en önemli unsur patlayıcı yükün büyüklüğü değil, onları yönlendirmeye başlayan zekâ.

Birçok Ukrayna FPV dronu, elektronik karıştırma nedeniyle operatörle bağlantı koptuğunda bile saldırıyı sürdürebilen otonomi modülleriyle donatılmış durumda. Batılı şirketler ve sivil geliştiriciler, ticari dronları hedefe kilitlenip onu otomatik takip edebilen akıllı mühimmatlara dönüştüren nispeten ucuz kitler geliştirdi.

Yakın zamana kadar bu otonomi daha çok araçlara karşı kullanılıyordu. Şimdi ise odak piyadeye kayıyor.

Bazı modeller, hedefe doğrudan çarpmadan belirli bir mesafeden korumayı delip öldürebilen EFP tipi şekillendirilmiş patlayıcı mühimmatlar kullanıyor. Bu da cephede yaygınlaşan birçok doğaçlama savunmayı etkisiz hale getiriyor: metal ağlardan Rusların ünlü “kaplumbağa tanklarına” kadar.

Askerler için sorun şu: Saklanmak artık hayatta kalmayı garanti etmiyor. Dron izlemeye devam edebiliyor, doğru anı bekleyebiliyor ve bir zayıflık tespit ettiğinde saldırabiliyor.

“Slaughterbots” artık abartılı görünmüyor

Başta da belirtildiği gibi, Profesör Stuart Russell 2017’de “Slaughterbots” kısa filmini, yüz tanıma özelliğine sahip otonom dronların belirli kişileri öldürebileceğine dair bir uyarı olarak yayımlamıştı.

O dönem bu film, askeri yapay zekâ konusunda etik tartışmaları başlatmak için tasarlanmış fütüristik bir abartı gibi görünüyordu. Dokuz yıl sonra ise benzerlikler, sahada savaşanlar için bile rahatsız edici hale gelmeye başladı.

Rus askerleri bilim kurgu filmlerini andıran karşı önlemler geliştiriyor: Tanıma sistemlerini yanıltmak için maske takmak, kaskları yem olarak fırlatmak, başlarını engellerin arkasına saklamak ya da termal takibi önlemek için tamamen hareketsiz kalmak.

Bu takıntı büyük bir psikolojik değişimi gösteriyor. Yüzyıllar boyunca bir asker, siper, zırh ya da mesafe kullanarak kendini düşman ateşinden korumaya çalışabiliyordu. Şimdi ise birçok savaşçı, yukarıdan kendisini sürekli izleyen, ne zaman saldıracağına ve muhtemelen ölümcül sonuç almak için nereye vuracağına karar verebilen bir kameranın varlığını hissediyor.

Endüstriyel ve algoritmik savaş

Rusya’nın en büyük korkusu, Ukrayna’nın kitlesel üretim, otonomi ve hassasiyeti daha önce görülmemiş bir ölçekte birleştirmesi.

Kiev yılda milyonlarca FPV dronu üretmeyi hedefliyor. Bu da savaşın matematiğini tamamen değiştiriyor. Nispeten ucuz bir dron, askerleri yüzde 80’e yakın isabet oranlarıyla takip edebiliyorsa, insan gücü kaybı endüstriyel boyutlara ulaşmaya başlıyor.

Bu nedenle Rusya, kendi dron koridorlarını oluşturmaya, önleyici sistemler konuşlandırmaya ve daha büyük birlikleri hareket ettirmeden önce yerel hava sahasını yoğun biçimde doldurmaya çalışıyor.

Ancak Ukrayna; özellikle optik sistemler, otonom navigasyon ve hava önleme teknolojilerinde hem miktar hem de teknolojik gelişmişlik açısından avantajını koruyor.

Donbas’ta görülen şey yalnızca dron savaşının taktiksel bir evrimi değil. Daha çok, binlerce yarı otonom makinenin tek tek insanları tespit etmek, takip etmek ve ortadan kaldırmak için sürekli yarıştığı yeni bir savaş biçiminin doğuşu.

Star Wars değil Rusya Ukrayna savaşı! Yanı başımızda görülmemiş teknolojik bir savaş var!
0

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir