CHP’nin son yerel seçimlerindeki Beyoğlu Belediye Başkan adayı ve Sol Partisi Genel Başkanı Alper Taş, geçtiğimiz gün katıldığı TV programındaki  ‘cuma namazına gitseydim belki Beyoğlu Belediye Başkanlığı’nı kazanabilirdim. Bana bunu çok teklif ettiler’ sözüne açıklık getirdi. Alper Taş, CHP’den böyle bir teklif gelmediğini dile getirdi.

Tükenmez Haber’den Denizcan Akar’a konuşan Taş, “CHP’nin ne merkezi ne de ilçe yönetiminin tepkisi olarak gelmedi bana bu teklif. Halkın siyaseti algılama düzeyi olarak bunu söyledim. Yani solun oy alabilmesi aslında kolay. Kendi duruşunuzdan ve hayat felsefenizden vazgeçerseniz, başkalarının yaptığını yapıp gözlerine sokarsanız kazanabilme ihtimaliniz yüksek oluyor. Sağ siyasetçiler. Din istismarcılığı yapıyorlar. Dini kullanarak siyasette bir mevzi kazanıyorlar” dedi.

Taş şu ifadeleri kullandı:

“Ben şunu söylemek istedim. Bir şeyi kazanacaksak kendimizi dönüştürerek kazanmayalım. Halkla kurduğumuz ilişki samimi ve içten olsun. Neysek o olalım. Takiyye yapmayalım. Sağ zihniyetin takiyyeci zihniyeti bizde olmasın. Onu bir örnek olarak verdim. İnsanlar, yurttaş, yanı başımızda olanlar dedi, ‘başkan Kasımpaşa Camii’de namaz kılsan iyi olur’ filan gibi öneriler getirdiklerinde benim onlara söylediğim ya arkadaşlar ben şu ana kadar cuma namazına gitmedim. Yani gitsem yine giderim. Yaptığım bir işin devamı olarak seçim sathı mahallinde yaptığım bir iş olmaz o zaman. Zaten kılıyorumdur ve aday olmam noktasında yine gider kılarım. Ama ben cuma namazına gitmeyen bir insanım. Başkan adayı oldum diye niye Cuma’ya gidip takiyyecilik yapayım? Buna gidebilseydim gerçekten bir etkisi olurdu.

Maalesef halkın değerlerinde insanların fikirlerine, nereli olduklarına bakmayıp hangi mezhepten olduklarına, camiye gidip gitmediklerine bakarak karar veren bir halkımız da var. Yunanistan’ın son derece dindar halkı Çipras gibi bir insanı başbakan yaptı. Orada insanlar, insanları seçerken dinine imanına bakmıyor fikrine bakıyor. Türkiye’de fikrine değil de hangi mezhepten olduğuna, hemşeri olup olmadığına bakıyor. Onun için diyorum sol siyaset ilkeli olmalıdır. Elbette camiye giden insanlar bizim de insanımız. Onları emek-sermaye ilişkisi üzerinden kazanmamız lazım. Onları sol bir politikanın parçası yapmamız lazım. İnsanların inançlarıyla bir sorunumuz yok. Onları kazanalım diye takiyye yapamayacağımızı anlattım. Bana gelen bu öneri yanı başımızda çalışan insanlardan, halktan geldi”

Röportajın tamamını okumak için

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here