Sadece kariyerim değil hayatım da değişti

featured

– Kariyerinize yerel medya deneyimleriyle başlayıp savaş bölgelerine uzanan oldukça geniş bir saha tecrübesi edindiniz. Mesleki olarak sizi en çok şekillendiren deneyim ne oldu?

Yaklaşık 15 yıldır işin içerisindeyim, mutfağındayım. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir gazetecinin gelişimi için gereken tüm basamaklardan geçtim. Haber merkezinde neredeyse her görevde bulundum. İşin nasıl olduğunu mutfağında bizzat deneyimleyerek öğrendim. Rejide de bulundum, sahada da. Bu çok önemli çünkü siz dışarıda haber peşinde koşarken rejide bulunan ekip arkadaşlarınızın nasıl bir stres ve yoğunluk içerisinde olduğunu deneyimleme şansı buluyorsunuz. Ama tabi ki de mesleki olarak kendimi bulduğum yerin savaş bölgeleri olduğunu söyleyebilirim. Aslında bu mesleğe spor muhabiri olarak başlamak istemiştim. Ama ülkenin içerisinde bulunduğu durum ve bölgesel çatışmalar kariyerimi de tamamen değiştirdi diyebilirim. Bu benim açımdan üzülecek bir durum olmadı, yeni şartlara ve konsepte hemen adapte oldum. İçinde yaşadığım coğrafyanın gerçeklerini daha yakından izleme imkanı buldum. Bu hem benim hayata olan bakış açımı değiştirdi hem de olaylara yaklaşımımda bana yeni bir pencere açtı. İnsanlarla daha yakından empati kurmaya başladım, onların hayallerini hedeflerini anlamaya çalıştım. Mesleki olarak kariyerime ivme kazandırdığı gibi kişisel olarak da ciddi deneyim kazandım. Şimdi dönüp geriye baktığımda 10 – 15 yıl önceki Mücahit Topçu ile şimdiki Mücahit Topçu arasında siyahla beyaz arasında ciddi bir fark var. Bu deneyim sadece mesleki olarak değil, kişisel olarak da hayatımı değiştirdi diyebilirim.

– Suriye sınırı ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi yüksek riskli bölgelerde uzun süre görev yaptınız. Bu tür zorlu sahalarda gazetecilik yapmanın sizce en büyük sorumluluğu nedir?

Burada en büyük sorumluluk şüphesiz doğru bilgiyi aktarabilmek. Günümüzde de malum ABD-İsrail-İran savaşında manipülatif söylemler oldukça fazla. Kim doğruyu söylüyor, kim yalan söylüyor belli değil. Sahada olduğunuzda bunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Rusya-Ukrayna savaşında uzun bir süre çelik yelek giymeden yayınlar yaptım mesela. Neden çünkü bölgede özellikle uluslararası yayın kuruluşları Rusya’nın inanılmaz bir şekilde Ukrayna’yı vurduğunu söylüyordu. Ama sahada olan ben çelik yeleksiz yayın yapıyordum. Neden? Çok cesaretli olduğum için mi? Hayır. Rusya’nın Suriye’de nasıl katliamlara imza attığına yakından şahit olduğum için. Rusya Suriye’de taş taş üstünde bırakmazken Ukrayna’da bu kadar barbar bir katliama girişmedi. Burada Rusya masumdur demiyorum ama Suriye’deki gibi her taşı her evi bombalamadı diyorum. Bu ayrımı görmek bu ayrımı izleyiciye aktarmak oldukça önemliydi, ki o dönem aldığımız reytingler ve geri bildirimler ne kadar doğru iş yaptığımızı da bize gösterdi. Suriye, Ukrayna, Karabağ, İsrail, Filistin, Lübnan vb çatışma alanlarında görev yapmak dış yayın kuruluşlarına bağlı kalmadan da gerçeği anlatabilmek açısından önemli.

Mücahit Topçu: Sadece kariyerim değil hayatım da değişti - Resim : 2

– Savaş sahasında ölümle burun buruna geldiğiniz ya da afet bölgelerinde son derece zorlu anlar yaşadığınız oluyor. Bu anlarda neler hissediyorsunuz? Sonrasında hem psikolojik hem de mesleki olarak kendinizi nasıl toparlayıp yeniden adapte oluyorsunuz?

Birçok kez ölümle burun buruna geldim. Kaldığım otele de roket isabet etti, yemek yediğim restoranın bahçesine de bomba düştü. Patlamamış bir füze parçasının yanından ayrıldıktan saniyeler sonra onun nasıl patladığına da şahit oldum. Üzerime defalarca silah doğrultuldu. Bunun en yakın örneğini, 7 Ekim’deki İsrail saldırılarının ardından İsrail askerleri tarafından doğrudan hedef alınarak yaşadım. O anlarda olayın sıcaklığı ile ilgili herhalde tam bilmiyorum ama soğukkanlı kalmayı başardım. Genellikle soğukkanlı bir insan olarak tanımlanırım çevremde ama şimdi yaşadıklarımı anlatırken “ben neler yaşamışım ya” diyorum. Dışarıdan kendime baktığımda bazen hayretler içerisinde kalıyorum. Hani bu işi neden hala yapıyorum askerler dışında silahların gölgesi altında çalışan başka hangi meslek var desem de, bu bizim mesleğimiz bu işten başka bir işte kendimi düşünemiyorum. Moral motivasyon adrenalin ve duygusal yoğunlukta oldukça fazla bu tarz bölgelerde. 6 Şubat depremleri de en çok etkilendiğim yerlerdendi. O kadar savaş bölgesine gitmiş biri olarak hayatımda gördüğüm en büyük yıkımlardan biri deprem bölgesiydi. Orada 1 aydan fazla kaldım. Bölgeye giden ilk ekiplerdendim, öyle ki öğlen saatlerindeki 13.24’teki depremde Adıyaman’da bir enkazın üzerindeydim ve yayın için hazırlık yapıyordum. 1 ayda 6 kilo verdim, hem psikolojik hem de fiziksel olarak etkilendiğim bir süreçti. 1 ayın ardından 1 hafta dinlenmek için geri geldim ve tekrar oraya gitmek istedim. Çünkü orada anlatılması gereken çok şey vardı, ne yaparsak yapalım orada yaşananları olup bitenleri anlatmaya yetmezdi. 24 saat boyunca durmadan yayında anlatsam konuşsam yine de bir şey anlatmamış gibi gelirdi. Bu psikolojiden çıkmak kolay olmadı. Hatta o dönemde bazı zihnimin derinliklerine attığım savaş bölgelerindeki bazı anlarda yeniden gün yüzüne çıkmıştı. Unuttuğumu sandığım o acı fotoğraf kareleri tek tek gözümün önüne geliyordu. Bunlarla baş etmek, bunlar varken çalışmaya gayret etmek çok zor olabiliyor bazen. Duygusal dışavurumlar yaşanabiliyor ama ekranda bunu korumaya gayret ettim. Bu da benim başa çıkma biçimimdi belki de bilmiyorum. Ama genel olarak tüm bunlarla başa çıkma yöntemim kendimle baş başa kalmak ve susmak diyebilirim. Belki de yayınlarda çok konuştuğumuz için özel hayatımda ya da dinlenme sürelerimde genelde sessiz kalmayı kendimi dinlemeyi tercih ediyorum.

Mücahit Topçu: Sadece kariyerim değil hayatım da değişti - Resim : 3

– Tartışma programlarında moderatörlük de yapıyorsunuz. Sahadaki muhabirlik ile stüdyo moderasyonu arasında sizin için en belirgin farklar neler?

Moderatörlük ayrı bir meslek gibi aslında. Stüdyoda konunun uzmanları konuklarla birlikte konularınızı konuşuyorsunuz. Spikerlik ya da muhabirlik olarak bakıldığında biraz daha farklı bir branş. 4-5 konuğun uzmanlık alanlarını bilmek, onlara o konularda sorular sormak, konu dışına çıkmadan tartışmayı anlamlı bir bütünlük içerisinde ele almak ve bunu kısıtlı bir süre içerisinde yapmak gerçekten oldukça zor. Sahada çalışırken muhabir ve kameraman olarak iki kişisiniz ama stüdyoda konuklar, bağlantılar rejiden yönetmenle iletişim kurmak, editörünüzle sürekli iletişim halinde kalmak ve tüm bunlar yaşanırken konukları dinlemek zorundasınız. En önemlisi saatlerce ekran önündesiniz. Bir iş yaparken kameranın canlı olarak sizi çektiğini düşünün. Bir aşçının mutfağında sürekli kayıt altında olduğunu her hareketinin izlendiğini ve bunun yayınlandığını hayal edin. Siz o ekranda her türlü olumsuzluğa rağmen, her türlü probleme rağmen bunu yansıtmadan süreci ilerletmek zorundasınız. Olası bir aksilik durumunda da canlı yayın olduğu için hemen müdahale edilmesi güç olabiliyor. O aksaklıklarla da bazen ilerlemek, durumu idare etmek durumundasınız. Ve bunu izleyiciye yansıtmadan yapmalısınız. Sahada biraz daha durum odaklı davranmak özgür olmak sonraki saatte ne olacağını bilmemenin verdiği doğaçlama ruhu sizi daha özgür ve az da olsa stresli hissettirebiliyor. Ama stüdyo içerisinde her şeyin planlı, dakik ve belli bir süre içerisine sıkıştırılması kolay kolay akış dışına çıkılmaması ya da çıkılsa da tekrar konunun özüne dönülmesi konukları da o çizgiye getirebilmek zor olabiliyor. Aradaki en büyük fark bu bence. Bir tarafta kendinizle baş başa bir yayın diğer tarafta farklı görüşleri olan, farklı bakış açıları olan ve belki de tartışmak için kendini hazırlamış konuklarla aynı stüdyo ortamında bir arada yayını ilerletmeye çalışmak güç. Ama iki tarafında keyifli olduğunu söyleyebilirim. İşimi seviyorum bu zorluklara da alışkınım.

Mücahit Topçu: Sadece kariyerim değil hayatım da değişti - Resim : 4

– Haber Global bünyesinde hem istihbarat şefi hem de muhabir olarak görev yapıyorsunuz. Bu çift yönlü rol, haber üretim sürecine bakışınızı nasıl etkiliyor?

Bu bir kere mesai kavramını ciddi anlamda zorluyor, ama alışkınım. Sevdiğiniz işi yaptığınızda, çalışmak sizin için bir zorunluluk değil, keyif hâline gelir. Hem şeflik görevini yapmak hem de sahada çalışmak büyük özveri gerektiriyor. Tabi bunu yapabiliyor olmamın en büyük sebebi güzel ve başarılı bir ekibimizin var olmasıdır. Benim toplantılara katılmadığım, karar alma mekanizmasında yer alamadığım durumlarda (gerçi telefon ve internet ile bu sorun da büyük ölçüde çözülüyor ) ekibimiz gayet başarılı, bu süreçleri sorunsuz bir şekilde yönetebiliyor. Hal böyle olunca da sahada kafam rahat bir şekilde odaklanmam gereken meselelere odaklanabiliyorum. Sıfırdan başlamış ve yükselmiş biri olarak aşamaları, yolları, sorunları, çözümleri daha hızlı fark etme ve daha hızlı çözüm üretme noktasında inanılmaz bir artı kattığı kanaatindeyim. Bu açıdan baktığımızda hem benim için hem de ekibimiz için bu bence önemli bir pozitif katkı sunuyor bizlere. Ne yapılması gerektiğini bilen, çözüm üretebilen, sorunları en aza indirebilen ve maksimum fayda sağlama odaklı bir çalışma prensibi. Bu durum farklı bir havada katıyor diğer arkadaşlarımıza. Normal şartlarda masasında oturan bir şef yerine kendileri gibi dışarı çıkan haberin peşinde koşan bir yöneticilerinin olması çalışma disiplinimizi de etkiliyor. Komutan nasıl ki meydan savaşında atını en önde sürüyor, biz de haber noktasında masadan izlemek yerine yeri geldiğinde sahaya inerek durumu kontrol altında tutmaya çaba sarf ediyoruz. Bu yeni bir tarz, her yerde olmayan ama yavaş yavaş her yere de sirayet eden bir durum haline geldi. Hem masada hem sahada çalışan arkadaşlarımızın sayısı da artıyor. Bence güzel bir durum.

Sadece kariyerim değil hayatım da değişti
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Yaşam Sadece kariyerim değil hayatım da değişti

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir