Piyasalar alarmda, küresel ekonomide büyük deprem!

featured

Küresel ekonomide siyasi gerilimlerle finansal piyasalar arasındaki sınır giderek siliniyor. Fransa’da hayat pahalılığına karşı başlayan protestoların şiddetlenmesi yalnızca Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimini değil, Avrupa’nın ortak para birimi euroyu da etkiliyor. İspanya, Portekiz ve İtalya’da yükselen geçim sıkıntısı tepkileri, Avrupa genelinde toplumsal huzursuzluğun genişlediğini gösteriyor. Orta Doğu’da ise çatışmaların enerji üretimi ve taşımacılığı üzerindeki etkisi, zaten yüksek olan yaşam maliyetlerini daha da ağırlaştırıyor. Böylece petrol fiyatlarıyla başlayan ekonomik baskı, Avrupa’da toplumsal tepkiye dönüşürken sokaklardaki istikrarsızlık bu kez finans piyasalarına geri dönüyor.

Avrupa’daki sokak hareketleri ve Orta Doğu’daki gerilim, küresel ekonomide dengeleri sarsarken finans piyasalarındaki baskıyı artırıyor.

ÖFKE EUROYU VURDU

Fransa’daki protestoların ardından euro, 19 Ekim işlemlerinde yüzde 0,1 gerileyerek 1,1230 dolar seviyesine indi. Dolar endeksi ise 101,82 düzeyinde tutundu. Ancak piyasalar açısından asıl dikkat çekici gelişme döviz kurundan çok devlet tahvillerinde yaşanıyor. Fransa ile Almanya’nın 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki farkın 140 baz puana yaklaşması, yatırımcıların Fransız ekonomisine ilişkin daha yüksek risk primi talep ettiğini gösteriyor. Bu tablo, siyasi istikrarsızlığın kamu borçlanma maliyetlerini artırabileceğine işaret ediyor.

PETROLDEKİ YANGIN SIKIŞTIRIYOR

Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı toplumsal huzursuzluğun ekonomik arka planında enerji maliyetleri de bulunuyor. Orta Doğu’da ABD-İran gerilimi, Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar ve Körfez’deki enerji tesislerine yönelik tehditler petrol arzına ilişkin endişeleri büyüttü. Brent petrol 16 Ekim’de 109,86 dolara kadar yükselirken 19 Ekim’de Rus petrolüne yönelik Amerikan yaptırımlarının gevşetilmesiyle 107,57 dolar seviyesine geriledi. Ancak petrol fiyatlarındaki sınırlı düşüş, enerji taşımacılığındaki risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Analistlere göre asıl sorun, petrolün yalnızca varil fiyatı değil, tüketiciye ulaşmasının giderek pahalılaşması.

İNGİLTERE’DE FAİZ ÇIKMAZI

Enerji fiyatlarının ekonomiyi nasıl sıkıştırdığının en somut örneklerinden biri İngiltere’de yaşanıyor. Ülkede eylül ayı yıllık enflasyonunun yüzde 3,4’e çıkarak dokuz ayın zirvesine ulaşması bekleniyor. İngiltere Merkez Bankası ise Orta Doğu’daki çatışmaların sürmesi ve enerji maliyetlerinin yüksek kalması durumunda enflasyonun 2027 başlarında yüzde 4’ü aşabileceğini öngörüyor. Bankanın 5 Kasım toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gidebileceği değerlendiriliyor.

GÜMÜŞ NEDEN ÇÖKÜYOR?

Küresel piyasalardaki belirsizliğin en çarpıcı göstergelerinden biri de altın ve gümüş fiyatları arasındaki ayrışma. Ons altın 19 Ekim sabahı 4 bin 184 dolar seviyesinde işlem görürken Türkiye’de gram altının satış fiyatı 6 bin 654 lirayı, çeyrek altın ise 10 bin 883 lirayı buldu. Jeopolitik riskler ve güvenli liman arayışı altını desteklese de ABD’de yüksek enflasyonun faizleri uzun süre yüksek tutabileceği beklentisi, yükselişi sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Gümüşte ise çok farklı bir tablo yaşanıyor. Ocak 2026’da ons başına 121,79 dolarla tarihi zirvesini gören gümüş, 16 Ekim’de 57,31 dolara gerileyerek zirvesine göre yüzde 50’den fazla değer kaybetti. Bu sert ayrışmanın arkasında iki metalin ekonomideki farklı rolleri bulunuyor.

TÜRKİYE İÇİN ÜÇLÜ RİSK

Analistlere göre küresel ekonomideki sarsıntı Türkiye açısından da üç önemli risk barındırıyor. Bunların başında yükselen petrol fiyatlarının enerji faturasını kabartarak cari açığı büyütmesi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırması geliyor. Avrupa’daki ekonomik yavaşlama ise Türkiye’nin en büyük ihracat pazarında talebi daraltarak otomotivden tekstile, beyaz eşyadan sanayi üretimine kadar birçok sektörü olumsuz etkileyebilir. Bir diğer tehlike de uluslararası finansman cephesinde yaşanıyor. Avrupa’daki siyasi çalkantılar, ABD’nin faiz politikası ve Orta Doğu’daki gerilimlerin yatırımcıları güvenli limanlara yöneltmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini zayıflatarak döviz ve finansman maliyetleri üzerindeki baskıyı artırabilir.

Piyasalar alarmda, küresel ekonomide büyük deprem! - Resim : 2
Analist İktisat Uzmanı Barlas Yurtsever, küresel ekonomideki tehlikeli kırılmaya dikkat çekerek şu uyarılarda bulunuyor: “Paris’teki sokak hareketleri, Hürmüz’deki petrol krizi ve Londra’daki faiz tartışmaları artık aynı ekonomik zincirin halkaları.”

EKONOMİLER SARSILABİLİR

Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise finans piyasalarındaki risklere işaret ediyor: “Fransa’daki siyasi kriz Avrupa’nın borçlanma maliyetlerini artırırken Orta Doğu’daki çatışmalar enerji ve gıda fiyatlarını körüklüyor. İngiltere başta olmak üzere merkez bankaları enflasyonla mücadele ederken ekonomilerini durgunluğa sürükleme riskiyle karşı karşıya. Bugün dünyanın asıl sorunu, bir ülkede başlayan krizin kısa sürede diğer ekonomileri de sarsabilecek olması.”

Piyasalar alarmda, küresel ekonomide büyük deprem!
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Yazarlar Piyasalar alarmda, küresel ekonomide büyük deprem!

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir