Türkiye’nin zeytinlik mirasını korumayı, çeşitliliği görünür kılmayı amaçlayan Anatolivar Projesi, bu hedef için oluşturduğu “Zeytin Atlası” ile zeytin üreticileri ve araştırmacılara büyük bir veri kaynağı sunuyor. Geçen 3 Aralık’ta ilan edilen atlas hem yerel ve nadir zeytin çeşitlerini hem de doğa-dostu üretim yapan üreticileri ve zeytinlik konumlarını haritalarıyla birlikte kayıt altına alıyor. Böylece Anadolu’nun biyolojik ve kültürel zeytin mirası korunmaya ve görünür kılınmaya çalışılıyor. Dr. Ümmühan Tibet, Anatolivar çalışmasıyla ilgili zeytin ağaçları üzerine yapılan çalışmaların zeytinyağı kalitesinin nasıl artırdığını anlatırken iklim değişikliğinin üretime etkisine dikkati çekiyor.
NADİR KEŞİFLER
Türkiye’de tescilli yüzün üzerinde zeytin çeşidi bulunsa da, bazı yerel çeşitler dar alanlara sıkışmış ve yok olma riski taşıyor. Atlas kapsamında “nadir zeytin çeşidi” tanımıyla, genetik çeşitliliğin korunması hedefleniyor. Atlas, kimyasal kullanım yapmayan, toprağı ve suyu koruyan, biyo-çeşitliliği gözeten üreticileri görünür kılıyor. Bu, hem çevresel hem sosyal sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor.
İKLİME DUYARLI
Küresel iklim değişikliği, sıcaklık artışı, su stresi ve diğer iklim riskleri, zeytinlikleri etkiliyor. Atlas ile zeytinliklerin coğrafi dağılımı, çeşitlerin iklim koşullarına uygunluğu gibi veriler görünür hale gelerek hem korunma hem uyum stratejilerinin geliştirilmesini kolaylaştırıyor. Atlas, çevrimiçi ve halka açık bir veri tabanı; yani üretici, araştırmacı, tüketici ya da meraklı herkes için erişilebilir durumda.
ÜRETİME KATKI
Atlas için şu bilgiler veriliyor: “Anadolu’da yetişen yerel ve nadir zeytin çeşitleri havza bazında haritalandırılıyor; çeşitlerin hangi bölgelerde, hangi yayılım alanlarında bulunduğu gösteriliyor. Kimyasal kullanmayan, agro-ekolojik yöntemlerle üretim yapan, yerel/nadir çeşidi koruyan üreticiler; zeytinlik konumu, alan büyüklüğü, ağaç sayısı, yıllık zeytinyağı üretim miktarı, üretimin aile ekonomisindeki yeri, ilgili çeşitler gibi detaylı bilgilere kolayca ulaşılabiliyor.
YENİ ATLAS HAZIRLANIYOR
Ayrıca hedeflenen ölçeğe göre önümüzdeki dönemde Atlas’ta yaklaşık 100’e yakın üretici, 20–25 zeytin çeşidi olacak. Projenin genel çerçevesi, Avrupa Birliği’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyumlu olarak zeytin üretiminde sürdürülebilirliği yaygınlaştırmak, kaynak verimliliği, karbon nötrlüğü ve çevre-sosyal duyarlılığı desteklemek üzerine kurulu. Bundan sonra Atlas’ın hem dijital ortamda hem de rehber kitap formatında yayınlanması planlanıyor; yani hem erişilebilirlik hem de kalıcılık hedefleniyor.
VERİMLİ SULAMA
Ümmühan Tibet çözüm yolu olarak da “Tarım tekniklerinin yeniden düzenlenmesi, agro-silvo-pastoral üretim teknikleri ve verimli sulama sistemlerinin kullanılması, doğru hasat zamanlamasının belirlenmesi, iklime uygun zeytin çeşitlerinin tercih edilmesi ve üreticiye yönelik eğitim ve teşviklerin artırılması gibi adımlar hem zeytin ağacının sürdürülebilirliğini hem de zeytinyağının kalitesini korumada büyük rol oynayacaktır” ifadelerini kullanıyor.
İŞTE O TÜRLER
Türkiye’de kayıtlı yaklaşık 119 zeytin çeşidi var; bunların büyük kısmı yaygın, ama önemli bir kısmı “sınırlı alanlarda / geleneksel tarım yapan küçük üreticilerde” yetiştiriliyor. Örneğin Ege-Akdeniz hattının ötesinde, Karadeniz’e yakın bölgelerde bile az sayıda olsa da yerel zeytin çeşitleri yetiştirilmeye çalışıldığı belirtiliyor. Kuraklığa, hastalıklara ya da iklim değişikliğine karşı dayanıklı bazı yerel çeşitlerin; özellikle yağlık ve sofralık çeşitlerin üretiminde artış olduğu, zeytinyağı kalitesini korumak adına üreticilerin bu yerel/yerleşik çeşitlere yöneldiği gözlemleri bulunuyor. Örneğin Memecik zeytini gibi Ege’ye özgü köklü çeşitler hem zeytinyağı üretiminde hem de sofralık kullanımda yeniden popülerlik kazanıyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel
Yorumlar kapalı.