Gazeteci müellif Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “İlahiyat mezunları hocalık için vazife almakta niçin tereddüt ediyor? İlahiyat mezunları nedense hoca olmak için uğraş etmiyor. Birçok İmam Hatip’te Kuran dersleri boş geçiyor. Diyanet Kültürü ve Ahlak Dersi’ne öğretmen bulunmuyor dersem yalan söylemiş olmam” laflarıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.

“Madem dindar olması istenen nesle Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten daha çok örnek gösterilmek istenen 2. Abdülhamit oluyor, örneği Abdülhamit’ten verelim” diye yazan Yetkin, Osmanlı İmparatorluğu padişahı II. Abdülhamit devrinde önemli eğitim ıslahatları yapıldığını hatırlattı.

YetkinReport’ta yayımlanan yazısında “Hayat, Payitaht serisindeki boş böbürlenmeler üzere değil” tabirlerini kullanan” tecrübeli gazeteci, “Abdülhamit bilmez miydi matematik, fizik, kimya üzere geleceği kuram kollara tartı veren rüştiyeler, mülkiyeler, tıbbiyeler kurmak yanına ilahiyat fakültelerine tartı vermeyi?” diye sordu

Yetkin’in metninin ilgili kısmı şöyle:

Hayat, Payitaht serisindeki boş böbürlenmeler üzere değil ki. Lakin madem dindar olması istenen nesle Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten daha çok örnek gösterilmek istenen 2. Abdülhamit oluyor, örneği Abdülhamit’ten verelim. Abdülhamit’ten örnek alınacaksa, Türk imparatorluğunun da, Osmanlı hanedanının yıkılışını hızlandıran Alman patentli pan-İslamist maceracılıktan değil, bu topraklardaki birinci önemli eğitim ıslahatı örnek alınabilir mesela. Abdülhamit bilmez miydi matematik, fizik, kimya üzere geleceği kuram kısımlara tartı veren rüştiyeler, mülkiyeler, tıbbiyeler kurmak mekanına ilahiyat fakültelerine tartı vermeyi? “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” diyen, oturup geometri kitabını daha uygun anlaşılsın diye Türkçeleştiren Atatürk de o mekteplerde yetişmişti, bugün vefasızca kötülenmeye çalışılan ancak 70’inci yılı “Neden muallim olmak istemiyorsunuz?” sitemiyle kutlanan Ankara İlahiyat Fakültesini açan İsmet İnönü de.

Muallim olmak isteyerek hoca mekteplerine giren, mezun olan binlerce genç atamaları yapılıp talebelere ders anlatmak için can atarken, bazıları canlarına kıyarken, neden Cumhurbaşkanı şahsi olarak imam-hatip ve ilahiyat mezunlarının hoca olmaktan kaçınmasına dertleniyor?

Dertlenecek o kadar sorun var ki her yıl “reform” ismi verilen değişikliklerle talebeleri de aileleri de çaresizliğe iten, parası olanın evlatlarına daha âlâ eğitim verip Garp devletlerine göndermeye çalıştığı, memleketteki fırsat eşitsizliği makasını her yıl biraz daha açan eğitim sistemimizde…

O kadar çok sorun var ki, ilahiyat mezunlarının imam-hatiplerde kuran derslerine hoca olmak istememesine dertlenmeye varana kadar…


Yetkin’in metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here