Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Türkiye ayağını ortaya çıkardığı İsrail bağlantılı uluslararası Forex dolandırıcılığı şebekesine yönelik soruşturmada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı.
Yeni detaylar ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen operasyon kapsamında, şebekeyle bağlantılı olduğu belirlenen 31 firmaya ait 40’tan fazla ofise 18 Eylül’de eş zamanlı baskın düzenlendi.
Operasyonlarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, şebekenin üst düzey yöneticileri olduğu belirlenen bazı İsrail vatandaşları da özel operasyonlarla gözaltına alındı.
Üst düzey yöneticilerin dijital materyalleri incelendi
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan İlker Robert Hason, Karolin Levi Hason ve Amit Ygal isimli şüphelilerin dijital materyalleri incelemeye alındı. Yapılan ilk incelemelerde, şebekenin çalışma düzenine ve çalışanlara yönelik organizasyonlarına ilişkin dikkat çeken bilgilere ulaşıldığı belirtildi.
Dolandırıcılık ofislerinde dansözlü partiler
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre, şebeke yöneticilerinin çalışanların moral ve motivasyonunu artırmak amacıyla ofislerde çeşitli eğlenceler düzenlediği ortaya çıktı. Bu kapsamda bazı ofislere dansöz getirildiği, bunun yanı sıra çalışanlara yönelik uyuşturucu ve fuhuş içerikli partilerin de organize edildiğinin tespit edildiği aktarıldı.
Operasyonda ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesine devam edilirken, soruşturmanın şebekenin uluslararası bağlantılarının ortaya çıkarılması yönünde sürdüğü öğrenildi.
Maaşların elden ödendiği iddiası
Öte yandan şirket içerisindeki para trafiğine ilişkin de soruşturma kapsamında ifadesi alınan Murat Demirbaş, ‘Şirketin sahibi olan İsrailli Amıt Ygal’ın özel şoförü olan ismini Sait olarak bildiğim Şırnaklı olan şahıs personele maaşlarını dağıtma amacıyla arabayla kasa içerisinde yüklü miktarda para getiriyordu” dedi.
‘Türkçe konuşmak yasaktı’
Demirbaş, kendi maaşının da banka hesabına yatırılmadığını, elden aldığını beyan etti. Aynı ifadede şirket içerisinde Türkçe konuşulmasına ilişkin de “İçeride çalışan temsilciler kesinlikle Türkçe konuşulmasını istemiyordu. Mutfak dışında Türkçe konuşmak kurum içerisinde yasaktı” ifadelerini kullandı.
Yorumlar kapalı.