Kerime ordusu, Hicap Operasyonu ve Zengezur Koridoru

featured

Güney Kafkasya’da 44 günlük Karabağ Savaşı’nın ardından haritalar yeniden çizilirken, Tahran-Bakü hattındaki gerilim de maskeleri tamamen düşürdü. Yıllarca Şiilik ve mezhep birliği üzerinden Azerbaycan’a nüfuz etmeye çalışan, ancak etnik bağların ve seküler devlet aklının direnişine çarpan İran rejiminin asıl “karın ağrısı” artık saklanamaz bir boyuta ulaştı. Bölgede Türkiye ve Azerbaycan’ın mutlak ittifakıyla kurulan yeni statüko, Tahran’da panik dalgasına yol açarken; rejim, askeri tehditlerden asimetrik istihbarat operasyonlarına kadar her yolu deniyor.

İran’ın en büyük varoluşsal kabusu, şüphesiz ki Zengezur Koridoru’dur. Azerbaycan’ı doğrudan Nahçıvan’a ve Türkiye’ye bağlayacak olan bu stratejik hat, İran tarafından “kırmızı çizgi” ilan edilmiş durumda. Tahran, bu koridorun açılmasıyla Ermenistan ile olan doğrudan coğrafi bağının kopacağını, Kuzey ve Batı ile olan ticaret yollarının tamamen Türk dünyasının kontrolüne geçeceğini çok iyi biliyor. Bölgesel bir tecrit korkusu yaşayan İran, kendi sınırlarında adeta bir “Türk Kuşağı” oluşmasını engellemek için Ermenistan sınırında askeri tatbikatlar yapacak kadar ileri gidiyor. Çünkü Zengezur, Tahran için sadece bir yol değil; Kafkasya’daki tüm jeopolitik üstünlüğünü kaybetmesi anlamına geliyor.

Bu büyük jeopolitik mağlubiyeti hazmedemeyen İran, sahada yapamadığını içeride inanç istismarıyla denemeye çalışıyor. Yıllardır sınır hatlarında eğitip “Kerime Ordusu” (Hüseyniyyun) adı altında Azerbaycan’a saldığı radikal hücrelerle Bakü’de darbe tezgahlamaya çalışan Tahran, burada da devlet aklına tosladı. Mezhep siyasetiyle iki ülkenin arasını açamayacağını anlayan İran, şimdi ise Türkiye’deki dindar kitlelerin hassasiyetlerini kaşımak üzere kurgulanan “hicap ve başörtüsü” operasyonunu devreye soktu. Azerbaycan’ın seküler anayasa hukukunu çarpıtarak sosyal medyada “başörtüsü yasağı” yalanları yayan İrancı trol ağları, Ankara ile Bakü’nün kardeşlik hukukunu sabote etmeyi amaçlıyor.

Şahsen, insanların temel hak ve hukuklarının bir parçası olarak gördüğüm inanç ve hayat tarzı konusunda herkesin özgür iradesine saygı duyulmasını destekleyen biriyim. İslam devletlerinin veya yönetimlerin hicapla ilgili kararlarının doğruluğu, toplum için fayda ve zararları her zaman tartışmaya açık olabilir ve özgürlük ekseninde sorgulanabilir. Ancak mesele nesnel bir özgürlük tartışmasından çıkarılıp, bilinçli ve manipülatif bir şekilde “Azerbaycan hükümetinin İslam karşıtlığı” adıyla bir kara propagandaya dönüştürülüyorsa, orada emosyonlardan uzaklaşıp somut gerçeklere bakmak gerekir.

Peki, Azerbaycan iktidarı son günlerde ısrarla özellikle Türkiye kamuoyunda yansıtılmaya çalışıldığı gibi din karşıtı mı? Bu soruya manipülasyonlarla değil, doğrudan resmi rakamlarla cevap verelim (Şu veriler araştırmacı Elçin Zahiroğlu’nun sosyal medyada yayımlanan istatistiki verilerinden derlenmiştir):

Sovyet hakimiyeti döneminde koca Azerbaycan’da sadece 17 cami faaliyet gösteriyordu. Bugün ise ülkede 2389 aktif cami mevcut. Sovyet döneminde yıkılan tarihi Bibiheybət Camii devlet eliyle yeniden inşa edildi; Təzəpir, Əjdərbəy, Şamaxı Cuma camileri ve Gəncə İmamzadə Kompleksi aslına uygun olarak tamamen restore edildi. Bakü’de Güney Kafkasya’nın en büyük ibadethanelerinden biri olan devasa Heydar Camii inşa edildi. Üstelik Ermeni işgali döneminde tarumar edilen Karabağ’daki dini abidelerin ihyası da hızla sürüyor; bugüne kadar 12 cami tamamen restore edilerek ibadete açıldı, Şuşa’da ise yeni büyük bir caminin inşası yükseliyor. Bugün ülkede 874 pir ve ziyarethane korunurken, devlet kaydına alınmış 994 dini kurumun 956’sı doğrudan İslam temellidir.

Üstelik Azerbaycan’ın İslam sivilizasyonuna hizmeti kendi sınırlarını da aşmıştır. 2012 yılında Heydar Aliyev Vakfı’nın desteğiyle Paris’in ünlü Louvre Müzesi’nde İslam Sanatları zalları açılmış, aynı yıl Vatikan’da ilk kez bir Müslüman ülkenin, Azerbaycan’ın dini ve tarihi mirasını sergileyen kapsamlı bir organizasyon düzenlenmiştir. 2009’da Bakü, 2018’de ise Nahçıvan “İslam Kültürünün Başkenti” seçilmiş; 2017 yılı ülkede “İslam Dayanışma Yılı” ilan edilerek Bakü’de IV. İslam Dayanışma Oyunları gerçekleştirilmiştir. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın en aktif üyelerinden olan bir devlete “din düşmanı” yaftası vurmak, en hafif tabirle körlüktür ve adil bir akıl için bu veriler gerçeği görmeye fazlasıyla yeterlidir.

Bu sahte dini taassubun arkasındaki riyakarlık ise tarih sayfalarında sabittir. 30 yıllık Karabağ işgali boyunca Hristiyan Ermenistan’ın yanında saf tutan, tarihi camiler yıkılıp domuz ahırı olarak kullanılırken kafasını kuma gömen İran rejiminin, bugün birdenbire “İslam hamisi” kesilmesi tam bir tiyatrodur. Karabağ’da İslami miras yok edilirken işgalciye lojistik ve ekonomik can suyu taşıyan Tahran, bugün Azerbaycan toprakları özgürleştiğinde dini hatırlamaktadır.

Üstelik bu iki yüzlülük sadece Kafkasya ile de sınırlı değildir. Irak’ta, Suriye’de ve Yemen’de vekalet savaşları yürüten, Türkiye’nin terörle mücadelesinin karşısına PKK’nın İran kolu olan PEJAK’ı bir kart olarak süren Tahran, bölgede Türkiye’nin karşısına nerede bir terör örgütü çıksa doğrudan ya da dolaylı olarak onun arkasında durmuştur. Aynı akıl, bugün Türkiye’deki dini hassasiyetler üzerinden Azerbaycan’a yönelik operasyon çekmeye cüret etmektedir.

Özetle; Zengezur Koridoru’nun yarattığı jeopolitik panik, dünyadaki 45 milyon Azerbaycan Türkünün uyanış korkusu ve Türkiye-Azerbaycan ittifakının mutlak zaferi, İran’ı hırçınlaştırmaktadır. Ankara ve Bakü, Tahran’ın bu asimetrik din, hicap ve medya operasyonlarına karşı uyanık olmak ve “Tek Millet, İki Devlet” şiarını bu kirli dezenformasyon ağlarına karşı korumak zorundadır.

Kerime ordusu, Hicap Operasyonu ve Zengezur Koridoru
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Dünya Kerime ordusu, Hicap Operasyonu ve Zengezur Koridoru

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir