HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de insanların kaçırıldığını ve bu olayların örtbas edildiği için kaçırılma olaylarına yenilerinin eklendiğini belirterek, “Gülistan Doku nerede olduğu bilinmiyor. 2 Süryani karı-koca bir aydır ortalarda yoklar, kimse doğru dürüst bir açıklama yapmıyor. Beyaz Toroslar dönemi bitti, siyah Transporter’lar dönemi başladı” diye konuştu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündemi değerlendiren HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye’de Anayasa ve hukukun ayaklar altında olduğunu, kimsenin can güvenliğinin olmadığını söyledi.

Gergerlioğlu’nun TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma şöyle: “OHAL’in başlangıcından itibaren Türkiye’de 28 kişi kaçırıldı ve hiçbir araştırma yapılmadı. Bu kişiler işkence gördüklerini söylediler. 2019 yılında 7 kişi kaçırıldı; bunlardan 6’sı ortaya çıktı ve 5’i, yedi sekiz ay ortada olmamalarına rağmen, eşleri onlara “Neredeydin?” diye sorduğunda “Orayı geç, orayı kapatalım…” Konuşmadılar ama birisi konuştu.

Bu konularda biz aylardır araştırma yapılmasını istedik. İçişleri Bakanlığına soru önergeleri verdik: “Bu insanlar nerede?” Hiçbir açıklama ve araştırma yapılmadı. İç hukuktan umudunu kesen aileler AİHM ve Birleşmiş Milletlere gittiler, orada da bir açıklama yapılmadı.

“271 gün işkence, hakaret ve taciz altında kaldım”

Ve sonuçta ne oldu biliyor musunuz, burayı çok dikkatli dinleyin: Geçtiğimiz pazartesi günü, kaçırılan ve daha sonra Ankara Emniyet Müdürlüğüne bırakılan 6 kişiden 1’si konuştu. Evet, konuştu 34. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmasında. Aylarca bu fotoğrafı gösterdim, “Bu kişi nerede?” dedim. Gökhan Türkmen ne dedi biliyor musunuz arkadaşlar?

“İki yüz yetmiş bir gün işkence, hakaret ve taciz altında kaldım. Antalya’da 3 polis yelekli kişi tarafında kaçırıldım. Bir ormanlık alanda elbiselerim soyuldu. Ardından Ankara’ya götürüldüm. İki yüz yetmiş bir gün insanlık dışı işkencelere uğradım. Işıklar yandı, ayakta durmak zorunda kaldım, bayılarak yere düştüm, yemek verilmedi.”

Dokuz ay sonunda 25-30 kilo zayıflamıştı. Gökhan Türkmen bütün bunları mahkemede anlattı. Onu engellemeye çalışan, avukat olarak atanan kişiye mahkemede “Seni azlediyorum, zaten seni ben tutmamıştım, benim adıma avukatlık yapamazsın; susun, ben kendi gerçeğimi anlatacağım.” dedi ve anlattı Gökhan Türkmen ve bundan sonra, bugün ne oldu biliyor musunuz?

“Gülistan Doku’nun nerede olduğu bilinmiyor”

Bu, çok ciddi bir olay arkadaşlar. Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi tüm bu olayı biliyor ve bugün cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu. Bu, çok ciddi bir olay. İşkence kimlik sorulmayan bir olaydır, işkence bir insanlık suçudur, zaman aşımına uğramaz ve bakın, bunlar örtbas edildiği için Türkiye’de, 28 kişi örtbas edildiği için yeni kişiler kaçırılıyor. Mehmet Bal, Batmanlı bir kişi İstanbul’da kaçırıldı; bir ayı buluyor, ortada yok. Gülistan Doku’nun nerede olduğu bilinmiyor, bir ayı geçti. 2 Süryani karı koca bir aydır ortada yoklar; kimse doğru dürüst bir açıklama yapmıyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, beyaz Toroslar dönemi bitti, siyah Transporter’lar dönemi başladı. Beyaz Torosların ne olduğunu tüm Kürtler çok iyi bilir, aslında tüm kamuoyu da çok iyi bilir, devlet de ikrar etmiştir. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu 2015 yılında Van’da yaptığı bir konuşmada “Bize oy verin. Eğer vermeseniz beyaz Toroslular gelir.” demişti.

Demek ki herkes biliyor “beyaz Toros” ne demek. Ama şimdi de tüm bu kaçırılan 28 kişide, MOBESE kameralarında ortaya çıkan bir araba vardı, siyah Transporter’lar ortaya çıkıyordu.

Değerli arkadaşlar, bakın, ben bu vakalar için daha öncesinde Meclis Başkanlığına bir araştırma önergesi verdim. “Zabit Kişi” isimli bu şahıs bana Kandıra Cezaevinden yazdığı 8 sayfalık bir mektupta -kaçırılan kişiler arasında bu kişi- yüz sekiz gün boyunca kaçırıldığını ve işkence edildiğini, daha sonra kaçıran insanların kendisini Ankara Emniyet Müdürlüğüne teslim ettiğini, mahkemede de “Hâkim bey, beni tutuklayın, bu insanların eline düşmek istemiyorum.” diye tutuklama talep ettiğini yazıyordu. Meclis Başkanlığına bununla ilgili bir araştırma önergesi verdim. Bana ne cevap geldi biliyor musunuz? “Kaba ve yaralayıcı ifadeler olan bu önergenizi kabul etmeyeceğiz.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here