Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın eylül ayı nakit gerçekleşmeleri, kamu maliyesinde dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Ağustos ayında 49,8 milyar lira fazla veren Hazine nakit dengesi, eylülde 467,2 milyar lira açık verdi. Böylece yalnızca bir ay içinde nakit dengesinde 517 milyar liralık olumsuz bir değişim yaşandı. Eylülde Hazine’nin kasasına 1 trilyon 331 milyar lira girerken, kasadan çıkan para 1 trilyon 798 milyar liraya ulaştı. Giderlerin yaklaşık yüzde 15,2’sini faiz ödemeleri oluşturdu.
FAİZE 274 MİLYAR LİRA
Eylül ayı verilerindeki en çarpıcı kalemlerden biri faiz harcamaları oldu. Hazine’nin bir aylık faiz ödemesi 273,9 milyar liraya ulaşırken, faiz dışı nakit dengesi de 193,3 milyar lira açık verdi. Bu tablo, nakit açığının yalnızca borç faizlerinden kaynaklanmadığını, faiz dışındaki harcamaların da gelirleri aştığını gösterdi. Başka bir ifadeyle Hazine, eylül ayında hem faiz ödemeleri hem de diğer giderleri için gelirlerinden daha fazla kaynak kullandı.
AÇIK YENİDEN BÜYÜYOR
Nakit açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranındaki değişim de kamu maliyesi açısından dikkat çekiyor. Aralık 2025 sonunda yüzde 3,3 olan oran, Mart 2026’da yüzde 2,7’ye, haziranda ise yüzde 2,6’ya kadar geriledi. Ancak eylül sonunda yeniden yüzde 3’e yükseldi. Böylece yılın ilk yarısındaki iyileşmenin üçüncü çeyrekte tersine döndüğüne işaret eden bir tablo ortaya çıktı. Nakit dengesindeki aylık dalgalanmalar, vergi tahsilatlarının ve kamu ödemelerinin dönemsel dağılımı nedeniyle olağan kabul ediliyor.
SORUN BÜTÇE AÇIĞINDA
Ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde ise nakit dengesi ile merkezi yönetim bütçe açığının birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat çekiliyor. Vergi tahsilatları, borç ödemeleri ve kamu harcamalarının takvimi nedeniyle nakit dengesinde aylık dalgalanmalar yaşanmasının olağan olduğu belirtiliyor. Bu nedenle eylülde ortaya çıkan yüksek nakit açığının tek başına kamu maliyesinde bir kriz göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre asıl sorun, bütçe açığının büyüklüğü ve milli gelire oranındaki değişim. Faiz dışı harcamaların gelirlerle karşılanabilmesi, borçlanma ihtiyacının azaltılması ve mali disiplinin korunması önümüzdeki dönemin en önemli başlıkları arasında gösteriliyor. Yapılan analizlerde, kamu maliyesinin sağlıklı bir yapıya kavuşabilmesi için bütçe açığının kalıcı biçimde azaltılması gerektiğinin altı çiziliyor.
Yorumlar kapalı.