MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için TBMM’nin uygun zamanda ve azami mutabakatla ‘seçimlerin yenilenmesi’ kararı almalıdır. Meclisin alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek, sistem ruhuna uygun işletilmiş olacaktır” dedi.
Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28’inci Dönem 5’inci Yasama Yılının ilk MHP grup toplantısında konuştu.
Bahçeli, Türkiye’nin tarih boyunca insanlığa hizmet eden, adalet terazisini insanlığın âli menfaatleri ölçüsünde kuran, mazlum milletlerin sığınağı, Nizam-ı Alem davasıyla gittiği yerlere barış ve refah götüren huzur limanı olduğunu söyledi.
“Bunun için diyoruz ki Birleşmiş Milletlerin siyasi merkezi New York ise adalet merkezi Ankara’dır” diyen Bahçeli, bu doğrultuda Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde insanlık değerlerini, hukuku ve adaleti esas alan bir reform anlayışıyla, mesuliyet duygusuna sahip ülkelere öncülük edebileceğini söyledi.
BM’nin 81’inci Genel Kurulu’nda İsrail’in eli kanlı Başbakanı Binyain Netanyahu’nun genel kurula hitabının insanlık tarihinin utanç vesikası olduğunu ifade eden Bahçeli, “Maalesef, elinde binlerce masumun kanı olan soykırımcının insanlık ve ahlak dersi verme küstahlığında bulunduğu bir tiyatroyu bütün dünya izlemiştir. Diyorum ki, Hitler’in kendisini ‘insan hakları savunucusu’, Mussolini’nin kendisini ‘özgürlük havarisi’, Stalin’in ise ‘demokrat’ olarak nitelendirmesi ne kadar gerçekçi ise Netanyahu’nun ‘Dünyanın en ahlaklı ordusuna sahibiz’ demesi de ‘Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı tiran olarak nitelendirmesi’ de o kadar gerçekçidir” dedi.
BAHÇELİ: MEKKE ANLAŞMASI’NA DESTEK
Bahçeli İsrail’in, bölge halkları ve dünyadaki bütün milletler için tehdit olduğunu belirterek, “İsrail saldırganlığı, yayılmacılığı ve hukuk tanımazlığının önlenmesi ve bölgenin selameti için önerdiğimiz Kudüs İttifakı’nın; yahut Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın çerçevesinin genişletilmesiyle caydırıcı bir ‘İslam Barış Gücünün’ oluşturulması kaçınılmazdır. Küresel siyasetin ve uluslararası güvenlik düzeninin önemli bir dönüşüm yaşadığı, jeopolitik risklerin kalıcı nitelik kazanmasına yol açabilecek uzlaşmazlıkların sürdüğü bir dönemde hukuku, barış ve adaleti esas alan duruşuyla sözüne güvenilen bir ülke olarak Türkiye’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğu da açıktır” diye konuştu.
MHP’nin gücünü milli birlik, toplumsal adalet ve ortak refah idealinden alan güçlü bir Türkiye’yi bugünden inşa etme kararlılığında olduğunu vurgulayan Bahçeli, partisince “Yağmur Stratejisi”nin geliştirildiğini ifade etti.
Bahçeli, şöyle konuştu:
“Yağmur Stratejisi, Partimizin ‘Üç Hilal’inden aldığımız ilhamla yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel erkin ahenk içinde çalışmasına ve istikrarın sürdürülmesini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurumsallığına dayanmaktadır. Devleti oluşturan bu anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı esasında bağımsız ve uyum içerisinde milli kaynak, imkân ve kabiliyetlerin seferber edilerek bereketin ve bolluğun milletimizin üzerine yağmasını öngörmektedir. Bununla birlikte, yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir. Güvenlikte, ekonomide ve demokraside tahribata yol açılmaması için etkili bir denge ve denetim sistemi uygulanmalı, bu çerçevede yasamada güçlü bir MHP kurumsallığı tesis edilmelidir. Yağmur Stratejisi’nin temel ilkesi istikrarın korunmasıdır; başarısı ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin kazanımlarına ve sağladığı istikrara sahip çıkılmasına, Cumhur İttifakı’nda vücut bulan, Türkiye’yi milli hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine, ülkemizin arkasına aldığı rüzgârla, yeni atılımlar için fırsat ve imkânları değerlendirmesine bağlıdır.”
BAHÇELİ: “ADAYIMIZ ERDOĞANDIR”
Bahçeli, konuşmasında seçimleri işaret ederek şöyle devam etti:
“Türkiye’nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır. Zira üçüncü dönem ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır. O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan’dadır. Dünyanın içinde bulunduğu kaotik süreçte, bölgemizde cereyan eden belirsizliklerle dolu ortamda, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda tarihi adımların atıldığı bir dönemde, Türkiye’nin istikamet değiştirmeye ve hedeflerinden vazgeçmeye değil, sistemsel ve kurumsal olarak bütünüyle mevcut imkânlarını ve kaynaklarını sürdürmeye ihtiyacı vardır.
BAHÇELİ: “ERDOĞAN’IN YENİDEN ADAY OLMASI ARZUMUZ VE TALEBİMİZDİR”
Sayın Cumhurbaşkanımızın, bugüne kadar üstlendiği sorumluluk, ortaya koyduğu liderlik ve Türkiye’ye kazandırdığı stratejik kapasite dikkate alındığında kendisinin bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi Türkiye’nin ve bölgemizin hayrına olacaktır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve TBMM anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir. Bunu mümkün kılacak hukuki, siyasi ve toplumsal zemin fazlasıyla vardır. Anayasa’nın 116’ncı maddesinde yer alan ‘Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir’ hükmü, Meclis’in nitelikli çoğunlukla alacağı ‘seçimlerin yenilenmesi’ kararıyla üçüncü dönem Cumhurbaşkanlığı adaylığını mümkün kılmaktadır.
BAHÇELİ: “TBMM UYGUN ZAMANDA ‘SEÇİM YENİLENMESİ’ KARARI ALMALIDIR”
Bu hükümler doğrultusunda MHP olarak düşüncemiz şudur; Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için TBMM’nin de uygun zamanda ve azami mutabakatla ‘seçimlerin yenilenmesi’ kararı almalıdır. Meclisin alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek; sistem ruhuna uygun işletilmiş olacaktır. Bu yönde bir iradenin tezahürüyle gereksiz tartışmalar bitecek, belirsizlikler ortadan kalkacak, ekonomik güven artacak, ülkemiz, attığı tarihi adımlarda doludizgin yoluna devam edebilecektir. Türkiye hasımlarının beklediği ve umduğu istikrarsızlık yaşanmamış, belirsizlik, kaos ve kargaşaya yatırım yapanların hesabı boşa çıkmış olacaktır. Burada şunun da altını çizmek gerekir ki bizim meselemiz şahısların siyasî kariyeri değil, devletin devamlılığı, siyasetin istikrarı ve en nihayetinde lider ülke Türkiye’nin inşa ve ihyasıdır.
BAHÇELİ: “MHP GÜÇLÜ İSE TÜRKİYE GÜVENDE OLACAKTIR”
Partimiz, 2028’i bir seçim tarihi olarak görmenin ötesinde, Türkiye için büyük reformların hayata geçirileceği bir dönemin miladı olarak değerlendirmektedir. Bu çerçevede, hedef saptırmaya yönelik girişimler son bulmalı, adaylık netleşmeli, acımasız rekabet şartlarında dünya gerçekleriyle yüzleşilmelidir. Cumhurbaşkanıyla birlikte kuşkusuz ki Meclis’teki milletvekili çoğunluğu da Cumhur İttifakı’nda olmalı, denge ve denetleme mekanizmasının daha sağlıklı işleyebilmesi için MHP yasamada temsil gücünü mutlaka artırmalıdır. Çünkü MHP güçlü ise Türkiye güvende olacaktır.
BAHÇELİ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI İSTİKRARDIR”
Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk asrı. Bu formül, yürütmenin güçlü olduğu kadar yasamanın da güçlü, denetleyici, üretken ve belirleyici olması gerektiğine ilişkin stratejimizin ve küresel güç olma azmimizin ifadesidir. Dünyanın belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı istikrardır. Uluslararası sistemin kuralsızlaştığı, çatışmaların ve risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı kudrettir, millî birliktir. Bu nedenle, 2028’e giderken meseleyi yalnızca ‘Kim Cumhurbaşkanı olacak ya da iktidara hangi parti gelecek’ sorusuna indirgemeyi doğru bulmuyoruz. Bize göre asıl sorulması gereken soru, ‘Türkiye, dünyanın yeniden şekillendiği bu tarihî döneme hangi siyasi liderlik ve hangi devlet tecrübesiyle girecektir’ şeklinde olmalıdır.
BAHÇELİ: “TÜRKİYE HASIMLARINA FIRSAT VEREMEYİZ”
Türkiye hasımlarına fırsat veremeyiz. Geride kalalım isteyenlere tamam diyemeyiz. Karşımızda hizalanan marjinallere ve emperyalizmin taşeronlarına sessiz kalamayız. Terörsüz Türkiye, istikrarlı bölge diyoruz, kardeşlik, huzur ve barış diyoruz; MHP karşıtlığında birleşen müflis siyasetçiler bizi hedef almaktan geri durmuyor. Bunların istismar ve iftiralarına, güdümlü siyasetlerine, siyasi ikbal için ülkemizi ve milletimizi ateşe atmaktan çekinmeyen sicillerine karnımız toktur. Onlara diyeceğim şudur; MHP, her bir sayfası kan ve irfanla yazılmış tarih sayfalarının düşüncede devamı, siyasette hülasasıdır. Bilge Kağan’dan Atatürk’e, Alparslan’dan Fatih Sultan Mehmet’e Türk tarihinin derin hafızasıdır.
BAHÇELİ: “MHP TÜRKİYE’DİR CÜMLE TÜRK DÜNYASIDIR”
Ziya Gökalp’ten Erol Güngör’e uzanan irfan ve ilim kaynağı, milliyetçi-ülkücü hareketin hukukunda mahfuzdur. MHP Türkiye’dir, cümle Türk dünyasıdır. Zilletin karşısında devletin, zulmetin karşısında milletin yanında yer alanların obası, dahili ve harici şer odaklarına karşı göğsünü siper edenlerin otağıdır. Bize akıl vermeye çalışanlara, emperyalizmin tuzağına düşmüş, sözcülüğüne soyunmuş, MHP’yi içeriden parçalamak, arkadan vurmak için fırsat kollamışlara, milletimizi provoke edip bir sonraki seçimde kaymak tabakasını Meclis’e sokabilmek için sığıntı ittifaklar arayanlara, Ziya Paşa’dan ilhamla diyorum ki, ‘İdrâk-i maaliniz o küçük aklınıza gerekmez. Zira sizin teraziniz MHP’nin sıkletini çekmez’.”
Yorumlar kapalı.