İsviçre bankacılık sektöründe planlanan yeni sermaye kuralları, ülkenin en büyük finans kuruluşu UBS bünyesindeki istihdam dengelerini tartışmaya açtı.
İsviçre Banka Çalışanları Birliği (SBPV) tarafından parlamento üyelerine iletilen ve basına yansıyan mektupta; bankanın genel merkezini taşıması, satılması veya başka bir kuruluşla birleşmesi senaryosunda 10 bin ila 12 bin kişinin işini kaybedebileceği ifade edildi.
34 BİN ÇALIŞANIN ÜÇTE BİRİ RİSK ALTINDA
UBS’nin İsviçre genelinde yaklaşık 34 bin kayıtlı çalışanı yer alıyor. Sendikanın hazırladığı değerlendirmeye göre, olası bir merkez değişikliği veya kapsamlı yeniden yapılanma durumunda toplam iş gücünün yaklaşık üçte biri doğrudan etkilenecek. Birlik, söz konusu verilerin “en kötü senaryo” kapsamında modellendiğini kaydetti.
Bu potansiyel istihdam kaybının, UBS’nin Mart 2023’te bünyesine kattığı Credit Suisse entegrasyonu sürecindeki mevcut tensikat planlarına ek olarak gerçekleşebileceği belirtildi.
BANKA YÖNETİMİNDEN 3 BİN KİŞİLİK PLAN HATIRLATMASI
UBS, çalışanlar birliğinin dile getirdiği 12 bin kişilik istihdam kaybı tahminine ilişkin resmi bir değerlendirmede bulunmadı. Banka sözcüsü, Credit Suisse devralmasından kaynaklanan işten çıkarmaların asgari seviyede tutulmasının hedeflendiğini aktardı.
Banka, entegrasyon takvimi çerçevesinde İsviçre’de yaklaşık 3 bin personelin işten ayrılacağı yönündeki öngörüsünü koruyor. Söz konusu sürecin zamana yayılarak; doğal personel sirkülasyonu, erken emeklilik ve taşeron hizmetlerin kurum içine dahil edilmesi yöntemleriyle yönetilmesi planlanıyor.
YABANCI İŞTİRAKLERE YÖNELİK ÇEKİRDEK SERMAYE TALEBİ
Gündemdeki ayrılık tartışmalarının temelini, İsviçre parlamentosunda görüşülen sermaye yeterlilik şartları oluşturuyor. Parlamentonun üst kanadı, eylül ayında UBS’nin yurt dışı iştiraklerinin yüzde 90 oranında çekirdek sermaye (CET1) ile desteklenmesini zorunlu kılan bir mevzuat önerdi.
UBS yönetimi ise söz konusu yükümlülüğün finansal operasyonları olumsuz etkileyeceğini dile getiriyor. Yönetim kanadı, kuralların aşırı katılaşması durumunda bankanın İsviçre’deki hukuki ve operasyonel statüsünün yeniden ele alınabileceği mesajını verdi.
ALTERNATİF SENARYOLAR VE TAŞINMA İHTİMALLERİ
Mevzuatın yüksek maliyet yaratması ihtimaline karşılık UBS’nin farklı stratejik seçenekleri değerlendirdiği ifade ediliyor. Bu seçenekler arasında merkez ofisin başka bir ülkeye nakledilmesi veya yabancı bir finans kuruluşuyla ortaklık kurulması öne çıkıyor. Bazı hissedarların da merkezin taşınması yönünde görüş bildirdiği kaydedilirken, mevcut yönetim İsviçre’de kalma niyetinde olduklarını bildirmeyi sürdürüyor.
Sendika yetkilileri ise parlamentoya gönderdikleri metinde, bankanın ülkede kalmasını sağlayacak ve istihdam kaybını sınırlandıracak dengeli bir düzenleme yapılması talebini dile getirdi.
Credit Suisse, 2023 yılının ilk çeyreğinde yaşanan likidite ve güven kaybının ardından kamu otoritelerinin koordinasyonuyla UBS tarafından satın alınmıştı. Birleşme sonrasında UBS’nin bilanço büyüklüğünün İsviçre gayrisafi yurt içi hasılasına oranla yüksek bir seviyeye ulaşması, olası bir krizde kamu bütçesinin korunması adına sermaye tamponlarının artırılması girişimlerini hızlandırdı.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her
türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas
edilemez.
Yorumlar kapalı.