Avrupa’da kartlı ve temassız ödeme sistemleri günlük hayatın merkezine yerleşirken, dolaşımdaki fiziki euro miktarı rekor kırmaya devam ediyor. Dijital ödeme altyapılarının yaygınlaşmasına tezat oluşturan bu durum, halkın nakit parayı bir ödeme aracından ziyade kriz dönemleri için güvenli bir sığınak olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
10 YILDA YÜZDE 60’LIK ARTIŞ
Avrupa Merkez Bankası verilerine göre, 2016 yılında yaklaşık 1 trilyon euro olan dolaşımdaki banknotların toplam değeri 1,6 trilyon euronun üzerine çıktı. Pandemi öncesinde 24 milyar adet olan banknot sayısı ise 30 milyarı aştı. Avrupa Merkez Bankası Başekonomisti Philip Lane, günlük işlemlerde kullanımı düşmesine rağmen toplam banknot stokunun büyümesini, halkın belirsizlik dönemlerinde nakde sığınma eğilimine bağlıyor.
NAKDE YÖNELTEN TEMEL RİSKLER
Fiziki paraya olan talebin artışında jeopolitik gerilimler, doğal afetler ve dijital altyapı kırılganlıkları belirleyici oluyor. Elektrik kesintileri veya finansal sistemleri hedef alan siber saldırılarda dijital ödemelerin devre dışı kalma riski, insanları tedbir almaya zorluyor.
Yangın ve sel gibi felaketlerde iletişim ağlarının kopması ihtimali de fiziki paranın önemini artırıyor. Bu durum, Avrupa Birliği’nin vatandaşların olası bir kriz anında en az 72 saat boyunca temel ihtiyaçlarını kendi başlarına karşılayabilmesini hedefleyen kriz stratejisiyle de doğrudan örtüşüyor.
EVDE NAKİT BULUNDURUN TAVSİYESİ
Olası bir sistem kesintisine karşı Avusturya, Finlandiya, Almanya, İsveç ve Hollanda gibi bazı Avrupa ülkeleri vatandaşlarına acil durumlar için yanlarında ve evlerinde belirli bir miktarda nakit bulundurmalarını tavsiye ediyor. Örneğin Avusturya Merkez Bankası destekli programlarda, aile üyesi başına küçük kupürler halinde 100 euro nakdin güvenli bir yerde saklanması öneriliyor. Buradaki amacın yüksek miktarda servet biriktirmek değil, elektronik ödeme sistemlerinin çalışmadığı anlarda gıda, ulaşım ve tıbbi malzeme gibi acil ihtiyaçları güvenceye almak olduğu vurgulanıyor.
DİJİTAL EURO VE NAKDİN GELECEĞİ
Avrupa Merkez Bankası bir yandan Dijital Euro çalışmalarını sürdürürken diğer yandan fiziki paraya erişimin korunmasını stratejik bir zorunluluk olarak görüyor. Kurum, dijital ve fiziki paranın birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olması gerektiğini savunuyor. Sonuç olarak euro, günlük alışveriş kasalarından çekilirken kriz zamanlarının en kritik güvenlik aracı olarak varlığını güçlendiriyor.
Yorumlar kapalı.