OPLAN DEU olarak adlandırılan bu belge, Avrupa savunma zihniyetinde köklü bir değişikliği temsil ediyor ve Soğuk Savaş tarzı hazırlıklara geri dönüşü işaret ediyor. Coğrafi konumu nedeniyle Almanya, herhangi bir NATO askeri konuşlandırması için Doğu Avrupa’ya geçişin kaçınılmaz bir noktası ve plan, ülkeyi NATO’nun en önemli lojistik merkezi haline getiriyor.
Yaklaşık iki buçuk yıl önce üst düzey subaylardan oluşan bir grup tarafından tasarlanan bu planın uygulanması, Rusya’nın Atlantik ittifakıyla bir çatışmaya hazırlandığı yönündeki artan algı nedeniyle hızlandırılıyor.
Alman yetkililer, Rusya’nın 2029 yılına kadar NATO’ya saldırmaya hazır olmasını beklediklerini ifade ediyor. Ancak istihbarat raporları (Avrupa hava sahasındaki casusluk, sabotaj ve ihlaller), bu takvimin daha kısa olabileceğini gösteriyor.
Bir askeri yetkili, planın hedefini şöyle açıkladı: “Amaç, düşmanlarımıza saldırdıklarında başarılı olamayacaklarını açıkça göstererek savaşı önlemektir.”
Karşılaşılan Engeller
Planlamacılar, uygulamada hem somut hem de soyut engellerle karşılaşıyor.
Almanya, yetersiz yatırım nedeniyle otoyollarının yüzde 20’sinin ve köprülerinin dörtte birinden fazlasının onarıma ihtiyacı olduğunu tahmin ediyor. Soğuk Savaş döneminde “çift kullanımlı” altyapı (örneğin, acil iniş pisti olarak kullanılabilen otoyol bölümleri) inşa edilmişti, ancak bu zihniyet Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle kayboldu.
Barışçıl bir çağda oluşturulmuş olan yavaş tedarik kuralları, katı veri koruma yasaları ve diğer düzenlemeler, planın uygulanmasını yavaşlatıyor. Bir savunma bakan yardımcısı, “Unuttuklarımızı yeniden öğrenmeliyiz” dedi.
Geçen Eylül ayında Hamburg’da yapılan “Red Storm Bravo” adlı bir tatbikat, sivil makamlarla ordu arasındaki koordinasyonun zayıflığını ortaya çıkardı. Simüle edilmiş protestocular kendilerini yola yapıştırdığında, polis onların yapışkanını çözmek için gerekli çözücülere sahip değildi. Konvoyun yeniden hareket etmesi iki saat sürdü ve ertesi sabaha kadar sadece altı mil ilerleyebildi.
Sabotaj, plan için en büyük tehditlerden biri. Bir drone üreticisi yetkilisi, “Almanya NATO’nun merkezi olacaksa, düşman olarak ben de limanları engellemeyi, elektriği kesmeyi, demiryollarını aksatmayı hedef alırım” dedi.
Umut ve Sonuç
Karşılaşılan zorluklara rağmen, Alman ordusu iyimser bir bakış açısını koruyor. Planın ortak yazarlarından bir subay, “2023’ün başlarında boş bir sayfadan başladığımızı düşünürsek, bugün geldiğimiz noktadan çok memnunuz. Bu, çok sofistike bir ürün,” dedi.
Şansölye Friedrich Merz, iş dünyası liderlerini uyararak. “Tehditler gerçektir. Savaşta değiliz, ancak artık barış zamanında da yaşamıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Yorumlar kapalı.