Süper Lig’de lider Galatasaray’ın 8 puan gerisine düşen Fenerbahçe’de olağanüstü kongre sesleri yüksek sesle dile getirilmeye başladı. Bazı taraftarlar, “İstifa” çağrısı yaparken, muhalefetten de peş peşe sert açıklamalar geldi ve imza kampanyası start aldı.
Fenerbahçe Başkan Ali Koç, TRT Spor’da katıldığı canlı yayında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Ali Koç, istifa çağrıları hakkında şu açıklamalarda bulundu:
“Yüksel Divan Kurulu’nda istifa etmeyeceğimizi duyurmuştuk. Bundan sonraki süreç içi söylediklerimizin arkasındayız. Beşiktaş mağlubiyeti ve derbilerdeki performansımız kabul edilemez. Ancak ben yıllar önce iki vaatte bulunmuştum. Biz ilk göreve geldiğimizde batmaya en yakın Avrupa kulübü olarak nitelendiriliyordu Fenerbahçe… Finansal Fair Play vardı. Sattığımız bedel kadar futbolcu satın alabiliyorduk. Şimdi finansal olarak iyi durumdayız. İlk hedefimiz maddi bağımsızlıktı. Aziz Yıldırım’ın başlattığı dünyanın en büyük spor kulübü vizyonunu devam ettiriyoruz. Bu konuda önemli yol kat ettik. Ancak asıl açlık futbolda başarıydı. Ekonomik şartların ne kadar değiştiği ortada… Ekonomik durumun olumsuz etkilerine rağmen mali açıdan iyi bir duruma geldi. Ancak mali olarak ne kadar iyi işler yaparsanız yapın, amatör sporlarda başarı üstüne başarı kazan, olimpiyatlarda sürekli madalya kazanan oyuncular yetiştir, futbolda şampiyon olmazsanız hiçbir değeri olmuyor.
“BUGÜN TRİBÜNDE OLSAYDIM”
Taraftarın tepkisini anlıyorum. Başarı isteği gayet normal… Taraftar olgusu bambaşka bir olgudur. Tek taraflı aşk, sevgi, duygu yüklüdür. Bu yoğun duygu yükü bazen ister istemez rasyonel olmayan hareketlere neden olabilir. Taraftar her türlü eleştiriyi yapma hakkına sahiptir. Benim dönemimin taraftarları ile günümüz taraftarlığı arasında fark var. Biz ‘Pazara kadar değil, mezara kadar’ anlayışındaki taraftarlardık. Ama bu jenerasyon çok farklı… Gençler sabırsız. Z kuşağı vefa konusunda esnek… Çabuk pozisyon değiştirebiliyorlar. Ben bugün tribünde olsaydım yönetimin yanında olurdum. Biz böyle gördük. Ama bugünün taraftarını anlamak zorundayız.
Benim tasvip etmediğim reaksiyon ise futbolculara yapılan tepkiler… Maçı çevirene kadar arkasında olmalarını isterdim. Maç içinde yapıldığı zaman futbolcular etkileniyor. Bunu anlamış değilim. Bu sezon Zenit maçımız vardı. 2-0 öndeydik. Bir gol yedik, “Yönetim istifa” sesleri yükselmeye başladı. Kötü sonuç alınmasını bekleyen bir grup var.
İç sahada taraftarlarımızın maç esnasındaki tepkileri rakiplerimizin ekmeğine yağ sürme durumuna kadar geldi. Sadece saha içinde değil, saha dışında da mücadele veriyoruz. Eğer rakip taraftar olsam, Fenerbahçe camiasının bölünmüş olmasını isterdim. Bu sorunu el birliği ile çözmek zorundayız. Bunu çözmediğimiz sürece kendi altımızı oyuyoruz.”
Yorumlar kapalı.