Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaleti bu sabah sandık başına gitti. France 24’ün haberine göre Almanya’nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçim, Almanya’da aşırı sağın iktidara ne kadar yaklaşabileceğini gösterecek kritik bir sınav niteliğinde. Seçim öncesi kamuoyu araştırmaları, Almanya için Alternatif (AfD) partisinin merkez sağdaki Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) açık ara önünde olduğunu gösteriyor. Son anketlerde AfD yaklaşık yüzde 40-41 seviyesinde bulunurken CDU yaklaşık yüzde 23-24 bandında seyrediyor. Sol Parti’nin oy oranı yüzde 13-14 civarında; Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 5 dolayında kalıyor. Bu tablo gerçekleşirse AfD, Almanya’da savaş sonrası dönemde ilk kez bir eyalet hükümetinin başına geçme fırsatı yakalayacak.
SADECE BİR EYALET SEÇİMİ DEĞİL
Saksonya-Anhalt yaklaşık 2,1 milyon nüfusuyla Almanya’nın en büyük eyaletlerinden biri değil. Ancak 6 Eylül seçiminin ülke çapındaki siyasi etkisinin, eyaletin nüfusunun çok ötesine geçmesi bekleniyor. Çünkü AfD’nin başarısı, Almanya’da uzun süredir kabul edilen bir siyasi ilkenin sınırlarını test edecek. Alman siyasetinde “Brandmauer”, yani “güvenlik duvarı” olarak adlandırılan bu yaklaşım, CDU dahil merkez partilerin AfD ile koalisyon yapmamasını öngörüyor. AfD birinci parti olsa bile diğer partilerle koalisyon kuramadığı takdirde hükümet kuramayabilir. Ancak parti mutlak çoğunluğa ulaşırsa bu engel büyük ölçüde ortadan kalkacak. İşte seçim gecesini Almanya açısından tarihi hale getiren ihtimal de bu.
ANKETLERDE AfD FIRTINASI
Seçim öncesindeki INSA araştırması AfD’yi yüzde 41, CDU’yu yüzde 24, Sol Parti’yi yüzde 14, SPD’yi yüzde 5 seviyesinde gösteriyor. Parti son bir yılda bölgede desteğini olağanüstü biçimde artırmış durumda. AfD’nin yükselişi yalnızca son haftaların gelişmesi değil. INSA’nın geçmiş araştırmaları, partinin 2024’te yaklaşık yüzde 29-30 bandında olan desteğinin 2025’ten itibaren yüzde 40’lara çıktığını gösteriyor. Bu yükselişin arkasında göç, ekonomi, güvenlik ve Berlin’deki siyasi elitlere yönelik tepkinin bulunduğu belirtiliyor. Ancak AfD’nin oylarının yüzde 40’ın üzerine çıkması otomatik olarak hükümet kuracağı anlamına gelmiyor. Almanya’daki seçim sistemi ve yüzde 5’lik baraj nedeniyle küçük partilerin parlamentoya girip girmemesi sandalye dağılımını değiştirebilir.
LİDERLERİ 35 YAŞINDA
AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki kampanyasının merkezinde 35 yaşındaki Ulrich Siegmund bulunuyor. Siegmund, geleneksel Alman siyasetçisinden farklı bir kampanya yürütüyor. Sosyal medyayı yoğun biçimde kullanıyor ve özellikle eski Doğu Almanya bölgesinin kültürel kimliğine vurgu yapıyor. Siegmund’un yükselişi, AfD’nin yalnızca protesto oyu toplayan bir parti olmaktan çıkıp bazı doğu eyaletlerinde hükümet kurabilecek bir siyasi güce dönüşmesinin de göstergesi olarak değerlendiriliyor. Partinin Saksonya-Anhalt’taki programı ise Almanya’nın mevcut göç ve iltica politikasında radikal değişiklikler öngörüyor. AfD, düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandırmayı, iltica sistemini sert biçimde daraltmayı ve ulusal kimliği siyasi programının merkezine yerleştirmeyi savunuyor. Parti ayrıca kamu yayıncılığının yeniden yapılandırılması, yenilenebilir enerji politikalarının geri çevrilmesi ve “Antifa” olarak tanımladığı sol hareketlere karşı daha sert önlemler alınması gibi öneriler getiriyor.
Yorumlar kapalı.