ABD Başkanı Donald Trump ve hükümeti Küba’ya yönelik askeri tehditleri sürdürürken Havana hakkında düşmanlıkla dolu ifadelerin yer aldığı bir güvenlik raporu da yayımlandı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan “Cuba: The Capital of 21st Century Communism” (Küba: 21. Yüzyıl Komünizminin Başkenti) başlıklı 99 sayfalık rapor, ABD’de Cumhuriyetçi çevrelerde dile getirilen çok sayıda komplo teorisini “delil” olarak sunarak Küba’yı dünya çapındaki sol hareketlerin merkezinde yer alan “ideolojik tehdit” olarak tanımlıyor. Raporda Küba sömürgecilik ve emperyalizm karşıtı düşünceleri “dünyaya yaymakla” suçlandı. Rapor Trump hükümetinin ambargoları sıkılaştırdığı ve Küba’da ciddi bir enerji krizine yol açan petrol engellemesiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde yayımlandı.
SOL “YIKICI TEHDİT” İLAN EDİLDİ
Resmi rapor, Küba’nın 1959’dan bu yana ABD’ye karşı “casusluk, sızma, sabotaj ve vekil ağları” üzerinden uzun süreli bir mücadele yürüttüğünü ileri sürüyor. Tamamı ABD’deki iç problemlere tepki olarak doğan Black Panthers, Weather Underground ve günümüzde Antifa’nın “Küba Devrimi’nden etkilendiği” iddiasına da yer veriliyor. Ülkedeki insan hakları örgütlerine göre bu iddia ABD’de Cumhuriyetçi oy tabanında uzun yıllardır dile getirilen başlıca komplo teorileri arasında yer alıyor. Komplocuların düşüncesinde Küba’nın “devrimci ağ” sayesinde Küresel Güney’de “kurtuluş mücadelesine ilham verdiği” bilgisi bir saldırı unsuru olarak algılanıyor. Resmi raporda ise Küba’nın nihai amacının ABD yani “Yankee emperyalizminin” yıkılmasına yöneldiği ifade ediliyor. Raporda Latin Amerika’daki çok sayıda ülkeden örnekler de verilerek tüm dünyadaki sol hareketler “yıkıcı tehdit” kategorisine yerleştiriliyor..
TÜM MUHALEFET DÜŞMAN İLAN EDİLDİ
Raporun en çarpıcı bölümleri ise ABD içindeki sol hareketleri ele alıyor. Democratic Socialists of America (DSA), National Lawyers Guild, CodePink, Latin ve Hispanik kültür dernekleri ya da dayanışma örgütleri, Black Lives Matter ve anti-ICE hareketleri raporda düşman hareketler olarak damgalanıyor. Ülkedeki insan hakları derneklerine göre Trump, ABD’deki tüm muhalefeti tek çatı altında düşman ilan etmiş durumda. Hedef alınanlar arasında ABD’nin savaşlarına karşı çıkan ve Küba’ya destek veren Hasan Piker, Zohran Mamdani, Chris Smalls, Isra Hirsive gazeteci Amy Goodman gibi isimler de bulunuyor. Raporda savaş karşıtlığı, sosyalizm, göçmen hakları savunusu ve Küba’yla dayanışmanın aynı güvenlik söylemi içinde birbirine bağlanması dikkat çekiyor. Bu tablo, 1950’lerin McCarthy döneminde sola yönelmiş cadı avını hatırlatıyor.
DÜŞMANLIK DİLİ GERİ DÖNDÜ
Gazetecilere göre raporun dili Soğuk Savaş yıllarındaki düşmanlığı çağrıştırıyor. Rapor eski ABD istihbarat belgelerindeki sol hareket düşmanı ifadeleri yeniden dolaşıma sokarken, Küba’nın 1966’daki Tricontinental Konferansı’nı ve Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki anti-sömürgeci hareketlerle ilişkilerini “küresel bir tehdit” olarak yorumluyor. Raporda ABD’deki sol hareketlerin hangi iç dinamiklere tepki olarak vücuda geldiğine ise değinilmiyor.
EĞİTMEN VE ÖĞRENCİLER HEDEFTE
Raporda Küba’nın ABD’ye “sızdığı”, üniversitelerde sol eğilimli öğrencileri uzun vadeli hedef olarak seçtiği ve akademik değişim programlarını dahi nüfuz aracı olarak kullandığı gibi iddialar ileri sürülüyor ancak hiçbir kanıtlı örnek sunulmuyor. Raporda Havana Üniversitesi’nin yaklaşık 80 ABD üniversitesiyle kurduğu eğitim ortaklığı bile istihbarat çerçevesinden okunuyor ve eğitimciler ile öğrenciler hedef haline getiriliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel
Yorumlar kapalı.