31 Temmuz 2026 tarihinde ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, usd/jpy kurunda gelen volatiliteye son vermek için müdahalede bulunduklarını açıkladı. ABD Hazinesi bunu Euro ara birimini satarak yaptı.
Bessent, yendeki düzensiz hareketlerin sürmesi halinde ilave ortak müdahale yapabileceklerini açıkladı. Usd/jpy kuru 28 Temmuz tarihinde 163,87’e kadar çıkarak tarihi dibi görmüştü. Japonya ekonomisi ve toplumu yeniden enflasyonla(Manşet enflasyon yüzde 2,3 ile Bank Of Japan’ın yüzde 2’lik hedefinin üzerinde bulunuyor.) tanışmaya hazırlanırken, Japonya Merkez Bankası’nın yeteri kadar hızlı hareket etmediğini düşünen yatırımcılar Japon Yeni’nde satışa geçti ve sonunda her iki hükümetin de müdahalesi geldi.
Japonya’nın para birimi Japon Yeni, ekonominin 90-91 yıllarında başlayan çöküşün ardından neredeyse bedava haline geldi. 1980’lerde yüzde 4 büyüyen ekonomi 1991 yılından itibaren yüzde 0 ila yüzde 0,5 büyümeye geçti. Ardından Japonya Merkez Bankası, ekonomiyi canlandırmak adına politika faizini 1995 yılında yüzde 0,5’e indirdi. 1999 yılında ise yüzde 0’a indirdi.
Bu faiz oranları küresel piyasalarda “carry trade” fırsatı doğurdu. Carry trade faiz farkından para kazanmaya dayanan bir yaklaşım. Japonya Bankalarından yüzde 0 ile borçlanan bir yatırımcı. Bu parayı dolara çevirerek 1999 yılında yüzde 4,75 olan ABD faizinden faydalanmaya başlamıştı. Yani yenden borçlanmanın maliyeti sıfır iken parayı ABD bankasına park etmenin yüzde 5 getirisi vardı. Bu da Japon Yeni’ni dünyanın en yaygın para birimi haline, Dolar/JPY kurunu da en likit kuru haline getirdi.
Hal böyle olunca da ABD’li dev yatırım bankaları Tokyo’da gökdelenlerin 10’larca katını süsleyen ofisler tutmuş ve yabancıların Tokyo’dan ucuza borçlanmasını sağlamıştı.
Japon yeninin ABD doları karşısında neredeyse bedava olmasının bir başka etkisi yani ABD’nin müdahalesini gerektirecek denli etki ABD hazinesinde saklı.
Japon özel şirketler ve emeklilik fonları ve hükümet elinde 1.12 trilyon dolarlık ABD tahvili bulunduruyor. Bu onu ABD hazine tahvillerinin en büyük sahibi yapıyor. İkinci sırada ise 939 milyar dolar ile İngiltere bulunuyor.
1.12 Trilyon dolarlık ABD tahvili sahipliği ABD hükümetinin odağını Japon yeni ve faizlerine vermesini gerektiriyor. Bank Of Japan’ın faizleri artırmasıyla birlikte japon yatırımcıları risksiz getiri elde edebileceği düşüncesiyle ABD tahvillerinde satışa geçer, ABD tahvili satar, japon yeni alır ve yeniden japon bankalarına koyarak ülkesinde daha iyi bir getiri elde edebilir. Bu da yen talebini artırarak yene değer kazandırıyor. Bu gelişme 1 trilyon dolarlık ABD tahvillerinin satışını tetikleyerek ABD’nin daha pahalı borçlanmasına yol açabilir. ABD ile Japonya’nın ortak müdahalesinin nedeni de bu.
Japonya’nın yeniden enflasyonla tanışması ve ekonomik aktivitelerinin artmasıyla birlikte Bank Of Japan’ın faiz artırmaya devam edeceği beklentileriyle Japon şirketleri ve emeklilik fonları 2026 yılının ilk 3 ayında 30 milyar dolarlık ABD tahvili sattı. Bu son yılların en hızlı satışı.
Bank Of Japan, cuma günü faiz kararını açıklayacak. Bank Of Japan haziran ayında politika faizini yüzde 0,75’ten yüzde 1’e çıkardı. Cuma günü ise politika faizinde yüzde 0,25’lik artış yaparak yüzde 1,25’e çıkarması bekleniyor. Bank Of Japan Başkanı Ueda, haziran ayı toplantısında enflasyon risklerinin yüksek olduğunu işaret etmişti.
Bu toplantıya özellikle ABD Hazinesi büyük bir önem veriyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Bank Of Japan’ın dikkatli karar alması gerektiğini açıklamıştı. Zira alınacak faiz kararı ve Ueda’den gelebilecek şahin tonlu açıklamalar Japon yatırımcıların “ABD tahvillerini sat” kararını tetikleyebilir ve Japon yeninin ülkeye geri dönmesini sağlayabilir.
Geçtiğimiz haftalarda Japonya Devlet Emeklilik Yatırım Fonu olağanüstü toplantı ile varlık dağılımına ilişkin bir toplantı gerçekleştirmişti. Bu gelişme Japonya’nın artan faizlerine karşı bir hazırlık olarak yorumlandı. Fonun Japon devlet tahvili varlıklarını artırmayı değerlendirmeye aldığı ifade ediliyor.
Yorumlar kapalı.