Washington, Latin Amerika ülkelerinin iç siyasetine neden bu kadar müdahale ediyor? Çin veya Rusya gibi ülkelerin bölgede etki alanı kurmasına niye sert tepki gösteriyor? En son yaşanan Venezuela müdahalesi de dahil bu politikanın altında 200 yıldan eski bir karar yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin 5. başkanı James Monroe, 1823 yılında kendi ismiyle bir doktrin yayınladı. 5 maddelik doktrin, özetle “Avrupa, Amerika Kıtası’na karışmasın; ABD de Avrupa’nın iç işlerine karışmasın” ilkesini ortaya koydu.
Bu karar, Güney Amerika’da bir çok devletin İspanyol yönetiminden bağımsız olduğu bir dönemde alındı. Avrupa ülkelerinin kıtada yeni sömürge kurması ve devletlerin iç siyasetine müdahale etmesi “düşmanca bir tutum” olarak kabul edildi. Zamanla Avrupa ülkelerinin yanı sıra Çin ve Rusya da aynı şekilde doktrine muhatap olarak alındı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde bu doktrin yeniden gündeme geldi. Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun ele geçirilmesinin ardından bu politikayı “Donroe Doktrini” olarak güncellediğini duyurdu:
“Monroe Doktrini büyük bir meseleydi, ancak biz onu unutmuştuk. Şimdi buna Donroe Doktrini diyorlar. Çok önemliydi ama unuttuk. Artık unutmayacağız. Yeni ulusal güvenlik stratejimiz kapsamında, Batı Yarımküre’de Amerikan hâkimiyeti bir daha asla sorgulanmayacak.”
Trump, son bir yılda Amerika Kıtası’nda sadece Venezuela değil, birçok ülkeye askeri olmasa da siyasi olarak müdahale etti. Kanada’yı ve Danimarka’ya bağlı olan Grönland’ı ilhak etmek istediğini söyledi, dünyanın en kritik deniz kanallarından birisine sahip olan Panama’daki Çin etkisini kırmak için ülkeye büyük baskı yaptı ve başarılı oldu. Ayrıca Trump çok sayıda diğer Amerika ülkesine müdahale edeceğine de işaret etti.
“Donroe Doktrini” tabirini ilk olarak Trump’a yakınlığıyla bilinen New York Post Gazetesi ortaya atmıştı. Gazete, Trump’ın başa geldiği 2025 ocak ayında ibareye kapağında yer vermişti.
Yorumlar kapalı.