Aldığı yaraların ardından tekerlekli sandalyede iyileşmeye çalışan Jonsson, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor:
“Her şey iki veya üç saniye içinde paramparça oldu; insanlar, koltuklar… Kimin hayatta olduğunu, kimin öldüğünü anlayamadım.”
“Vagonun İçinde Sıkışıp Kaldım”
Vagonun içinde yaklaşık 20-30 dakika mahsur kaldığını belirten Jonsson’un kaburgalarında ve sırtında ezilmeler meydana geldi. Ameliyat gerektirmeyen bu yaralanmaların ardından Córdoba’daki Reina Sofía Hastanesi’nden taburcu edildi ancak doktorlar rehabilitasyon sürecinin 4 ila 6 hafta süreceğini öngörüyor.
Dehşet Anları: “Sessizlik ve Ardından Çığlıklar”
Jonsson, kazadan hemen sonraki anları şöyle hatırlıyor: “Bir an için her yer sessizliğe büründü. Sonra etrafıma baktığımda yüzü kanlar içinde bir çocuk, çığlık atan insanlar ve bazı cansız bedenler gördüm.”
Yanındaki yaralı bir kadına da yardım etmeye çalıştığını belirten Jonsson, “Bazı insanların ağladığını gördüm. Yanımdaki bir kadın baygındı. Yüzü tamamen kan içindeydi, onu ayağa kaldırmaya çalıştım,” dedi.
İlk Aradığı Kişi Annesi Oldu
Oldukça duygulanan Jonsson, vagondan çıktıktan sonra hayatta olduğunu haber vermek için aradığı ilk kişinin annesi olduğunu söyledi. Yaşananları düşünmenin bile zor olduğunu belirterek, “Aklıma her geldiğinde durum daha da çılgınlaşıyor,” ifadelerini kullandı.
Kaza sonrası tıbbi müdahale sırasında büyük acı çektiğini anlatan Jonsson, “Çok acı vericiydi. Beni ambulansa bindirmek zorunda kaldılar, oldukça zordu” dedi. Şu an tek başıma kendime bakabilecek durumda değilim” diyen Jonsson, iyileşme sürecinde bir arkadaşının evinde kalacak.
Emil Jonsson, trajedinin yaşandığı gün İsveç Büyükelçiliği’nde pasaportunu yenilemek üzere Madrid’e gidiyordu.
Yorumlar kapalı.